Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

SSCB dağıldıktan sonra Orta Asya ülkelerindeki tüm Komünist Parti adları değişti ama kadrolar aynı kaldı.

Orta Asya bölgesi Çarlık Rusya tarafından sömürgeleştirildi. 1917 Ekim devrimi, Çarlık Rusya’sı topraklarında gerçekleşti. Dolayısıyla bu ülkeler SSCB bünyesinde kaldılar. Daha önce Türkistan içerisinde halkları parçalamak zayıftı. Sosyalist iktidar adı altında Türkistan parçalandı ve burada değişik ülkeler kuruldu. (Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan) Bunlar önceden ayrı değildi ancak ayrı ulus olarak gelişmeleri söz konusu değildi. Bu ülkelerin ayrı uluslar olarak gelişmeleri esas olarak sosyalizm döneminde gerçekleşmiştir.

 Nursultan Nazarbayev 24 Aralık 1990’da cumhurbaşkanlığı görevine başladı. SSCB 26 Aralık 1991’de dağıldı. Almata, Sovyet hükümetine karşı ilk kitlesel protestoların başladığı yerdir. Kazakistan’daki olayların ana hedefi artık devlet Başkanı olmasa da Nursultan Nazarbayev’di. Çünkü kendisi ve çevresi ki Devlet Başkanı Tokayev’de o çevreye dahildir. İnanılmaz bir şekilde ve inanılmaz hızda zenginleştiler. Ruscada bu kitlenin adına oligark deniliyor.

 Oligark: SSCB dağıldıktan sonra çıkan özelleştirme furyasında ülkenin zenginliklerini, en karlı üretim tesislerini devletten çok komik rakamlara satın alarak ortaya çıkmış ultra zengin insanlardır. Bütün servet devletin elinde olduğuna göre devleti soyarak tabi devleti soymak için devleti soyacak pozisyonda olmanız lazım. Yani partinin üst kademelerinde olmanız gerekir. Devleti soyarak hızlı bir şekilde zenginleşiyorlar.

 Orta Asya ülkelerinde görünen bir özellik Kazakistan’da da görülüyor. Tokayev yemin töreninde başkent Astana ismini Nur-Sultan olarak değiştirilmesi teklifini verdi. Kazakistan parlamentosu teklifi kabul ederek başkentin ismini değiştirdi. 23 Mart 2019 günü Kazakistan başkentinin adı Nur-Sultan olarak değiştirildi. Yani devlet başkanının adı ülkenin başkentine verildi. Nursultan halen hayatta. Denildiğine göre halen politik olaylar üzerinde ülkedeki gelişmeler üzerinde son derece ciddi bir etkisi bulunuyor.

 Türkmenistan’ın yıllarca devlet başkanlığını Saparmurat Niyazov yaptı. Saparmurat Niyazov 27 Ekim 1990 günü yapılan seçimlerde Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanlığına seçildi. 27 Ekim 1991’de Türkmenistan Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan ettikten sonra cumhurbaşkanlığı görevine devam etti. 21 Haziran 1992 yılında yeni bir anayasanın kabulü için yapılan yeni cumhurbaşkanlığı seçimlerinde oyları aldı. 22 Ekim 1993 tarihinde kendisini Türkmenbaşı (“Türkmenlerin Başı”) ilan etti. Bu tanımı o tarihten sonraki soyadı olarak kullandı. Adını ülkenin dört bir yanına veren ve “Türkmenbaşı” olarak bilinen Niyazov, aylara ve günlere yeni isimler verilmesini istedi. Niyazov’un aylara verilmesini önerdiği isimler arasından kendi ismi ve annesinin ismi de yer alıyor. Türkmenistan liderinin önerileri, itirazsız kabul edildi. Devlet başkanının adının farklı şeylere verilmedi Kazakistan’dan önce Türkmenistan’de kullanıldı. Saparmurat Niyazov öldükten sonra geri adım atıldı ve bazı yerlerden verilen isimler kaldırıldı. Türkmenbaşı olarak bilinen Saparmurat Niyazov öldükten sonra yerine gelen Kurbankulu Berdimuhammedov, Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a At sırtındaki 24 ayar Altın kaplama bronz heykelini diktirdi. Bunlar Orta Asya ülkelerinde oluyor.

 Kazakistan Devlet Başkanı Comert Kasım Tokayev, ve Rusya devlet başkanı Vladimir Putin, Kazakistan’a dış müdahale olduğunu, dış güçlerin Kazakistan’da olay çıkardığını söylediler.

 Kazakistan gibi önemli bir ülkeye dışarıdan karışan mümkündür. Böyle bir ülkeyi ABD de AB ülkeleri de denetimlerine almak isterler. Dışarıdan güçler karışmıştır açıklaması birşey ifade etmiyor. Hangi ülkedeki iç savaşa dışarıdan güçler karışmıyor. Tabi ki dışarıdan güçler karışacak. Suriye iç savaşına dışarıdan güçler karışmadı mı? Eğer içeride bir sorun yoksa dışarıdan güçler karışsa da birşey yapamaz. Sorun büyütemezler. İçeride sorun varsa hemde ciddi sorun varda, dışarıdan güçler o sorunu büyüteceklerdir. Herhangi bir ülkede iç savaş varsa birçok ülke değişik şekillerde bu ülkeye karışıyor. Hangi ülkede iç savaş varsa bu savaşlar küresel iç savaştır. Buna çok güç karışacaktır.

 Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü ya da kısaca KGAÖ 7 Ekim 2002 tarihinde Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Belarus ve Ermenistan tarafından kurulan hükûmetlerarası askerî ittifaktır. Amacı : Bu ülkelerden herhangi birisine karşı gerçekleştirilen bir saldırı, tüm üye ülkelere gerçekleştirilmiş gibi karşılanır.

 Barış güçleri içinde Rusya, Belarus, Kırgızistan, Ermenistan ve Tacikistan askerlerinin yer aldığı Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ülkelerinin olağanüstü toplantısında konuşan Putin “Evimizdeki durumu sarsmalarına izin vermeyeceğiz ve renkli devrimlere müsaade etmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

 Putin, Evimizdeki durumu sarsmalarına izin vermeyeceğiz ve renkli devrimlere müsaade etmeyeceğiz dediği “evimiz” neresi? Putin’in evimiz dediği Orta Asya’dır. Yani Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan. Putin’in renkli devrimden kastettiği tabi ki sosyalist devrim değildir. Hemen aklınıza sosyalist devrim gelmesin. Orta Asya’da, ufukta zaten böyle bir devrim görünmüyor. Putin’in renkli devrim demesi herhangi bir şekilde rejim veya hükümet değişikliğidir. Başka güçlerin ön plana çıkmasıdır. Rusya ile iyi geçinen Rusya’nın desteklediği güçlerin devrilip veya iktidarı bırakmak zorunda kalıp bunun yerine başka güçlerin ön plana çıkmasına Rusya izin vermeyecektir dedi.

 Şunu unutmamak ve anlamak gerekiyor. Bu insanlar bu ülkelere dışarıdan gelmediler. Bu insanlar bu ülkelerin Komünist Parti tarihinden çıkan ve üst düzey yönetimlerinden gelen eski komünistlerdir. SSCB dağıldıktan sonra Orta Asya ülkelerindeki tüm Komünist Parti adları değişti ama kadrolar aynı  kaldı. Bu ülkelerde karşınızdaki insanlar kendilerine karşı mücadele edilen insanlar, devrilmeye çalışılan insanlar ama dış güçlerin katılımıyla ama dış güçler katılmadan, adına ister komünist düzen, ister sosyalist düzen, adına ne derseniz deyin o düzenden gelen insanlardır. Bu kadrolarla Rusya’daki kadrolar arasından eskiden beri gelen yani SSCB döneminden gelen yakın tanışıklık ve yakın ilişki vardır ve bugün de devam etmektedir. Mücadele edilenler bunlardır. Ve bu sadece Orta Asya ülkelerine özgü bir durum değildir.

 Aynısı eski SSCB bünyesinde bulunan Avrupa ülkelerinde de var. Almanya, Bulgaristan, Arnavutluk, Polonya, Çek Cumhuriyeti, Slovakya vd. Bu yaygın bir durumdur ve hiç unutmamak gerekir. Bu insanlar sosyalizmin yetiştirdiği insanlardır. SSCB dağıldıktan sonra da partilerinin adı değişmiştir. Eski komünistler kapitalistleşmişlerdir. Ve yine toplumda etkin yerleri tutmuşlardır. Olay bu şekilde devam etmektedir.

 Tokayev’de, SSCB döneminin ilişkilerinin insanıdır. Çünkü o dönemde Moskova’da Çince eğitim görüyor, iyi derecede Çince biliyor, Çin’le ilgili değişik görevlerde bulunuyor, bir dönem Çin’de büyükelçilik yapıyor. Kazakistan ile Çin’in arası son derece iyidir. Çin lideri Xi, Kazakistan’a üst düzey destek açıklaması yapmıştı. Çin lideri Xi’den : Tokayev’in kritik zamanda olumlu önlemler aldığını, durumu hızla bastırdığını ve ülkeye ve halka karşı bir devlet adamının sorumluluğunu gösterdiğini söyledi. Kazakistan petrolünü en fazla alan Çin’dir. İkinci olarak da döşenen boru hattı ile Rusya’dır.

 Tabi Rusya’nın (Putin) kendi etki alanı olan Orta Asya’da böyle bir açıklama yapmak zorunda kalması, yani devrimlere izin verilmeyecek demesi, aslında bir tehlikenin varlığını da göstermektedir. Bölge kaynıyor. Rus politikacılar tecrübeli insanlardır ve durup dururken böyle bir açıklama yapmazlar.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.