Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Suriye bataklığındaki Türkiye’nin, hiç kimseye güvenmemesi gerekir.

Rakka’ya 90 kilometre uzaklıkta bulunan Tel Abyad, PKK/PYD/YPG için hayati önem taşıyor. Tel Abyad‘ın Kobani ile Cezire arasında yer alması nedeniyle stratejik bir öneme sahip. Bugüne kadar sınırımız da hiç ABD Bayrağı asılmamıştı. Şimdiye kadar sınırımızda hiç yapılmayan Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinin karşısında bulunan PKK/PYD/YPG kontrolündeki Tel Abyad‘da, ABD‘nin 50 ABD askeri, 15 zırhlı askeri araçla Suriye’nin Haseke kentinden Tel Abyad’a giderek askeri merkez kurma ve ABD bayrağının asılma nedeni hem Türkiye’ye, göz dağı vermek, hem de bir sonra yaşanacak olayların ön uyarısı olabilir.

ABD, attığı hiç bir adımı Suriye’deki, iç savaşı sonlandırmak düzleminde kurmuyor. Şu anda bu yönlü ciddi bir irade gözükmüyor. ABD, Suriye‘de DEAŞ‘ın bitmesi değil de Suriye‘deki savaşın kontrollü şekilde uzayabildiği kadar uzamasını istiyor. Nedenine gelince de ABD‘nin “Arap Baharı” adı altında yaptığı hatalar nedeniyle Rusya, Ortadoğu’nun yeni askeri ve siyasi gücü haline geldi ve etki alanını genişletti. Ortadoğu’da, gerilediğini gizlemeye çalışan ABD, müzakere masasına oturmak istemez. Nedeni de ABD’nin, Ortadoğu’da bittiğinin tescillenmesi demek olur. ABD, Türkiye‘yi, savaşın uzamasını sağlayacak bir aparat olarak görüyor. ABD‘nin, Türkiye‘nin, Suriye’ye girmesine göz yummasındaki esas nedeni, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, iktidarını sallamaktı ama Fırat Kalkan‘ı operasyonun başarılı bir şekilde ilerlemesi ABD‘yi, yanılttı. Türkiye’yi, kontrol altında tutamayacağını anlayan ABD, farklı hesaplara girebilir.

Türkiye gibi aktörlerin savaşa doğrudan müdahil olmasının Suriye savaşını daha çabuk bitirilebileceğine inanan Rusya‘da, Türkiye’yi, kendi etki alanına çekmek istiyor.

Türkiye‘nin, Fırat Kalkanı harekatı operasyonunda en kritik aşama olan El-Bab operasyonuna gelindi. DEAŞ’ın vereceği karar da El-Bab’ı kimin alacağı konusunda belirleyici olabilir. Nedeni de DEAŞ, Türkiye‘ye karşı El-Bab’ı kaybederse siyasal olarak varlığını sürdürebilir. DEAŞ, PKK/PYD/YPG‘ye karşı El-Bab’ı kaybederse belirli bir toprak parçasından tamamen silinecek demektir. El Bab‘da DEAŞ‘ın, bu hesapları yaptığı düşünülmesi gerekir.

El-Bab’ı, Türkiye’nin alması demek Suriye denkleminde Türkiye’yi, hakiki bir oyuncu haline getirecek. Bu nedenle Türkiye‘nin, Suriye‘de, yeniden oyuncu olabilmesi için El-Bab hamlesinden başarı ile çıkması gerekiyor.

Türkiye‘nin, Suriye‘de hem DEAŞ ile hem de PKK/PYD/YPG ‘ye karşı mücadele vermesi ABD ve Rusya‘nın işlerine geliyor ve buna göre kullanıyorlar. Türkiye, sınırımızı tehdit eden terör örgütleri PKK/PYD/YPG ve DEAŞ’a karşı mücadele verirken, haklı mücadelemizi PKK/PYD/YPG ve DEAŞ, kriz durumuna dönüştürerek ABD ile yada Rusya ile Türkiye‘yi, karşı karşıya getirebilir.

ABD ve Rusya El Bab’da, PKK/PYD/YPG üzerinden Türkiye’ye tuzak kurabilir. Türkiye, El Bab‘ın derinliğine ilerlemek için DEAŞ ile mücadele verirken PKK/PYD/YPG, arkadan yada yandan TSK‘ya tanksavar ile ateş açabilir. Bu savaşta tuzaklar ve pusuların iyi hesaplanması gerekiyor. PKK/PYD/YPG‘de böyle bir tuzak kurarsa Türkiye, haklı olarak Suriye‘de ve Suriye sınırındaki PKK/PYD/YPG hatlarının tamamına tepki gösterecektir. ABD’nin, Tel Abyad‘da askeri merkez kurmasından sonra Menbiç’de de karargah ofisi kurabilir. Nedeni de El Bab’da, Türkiye’ye, olası kurulacak tuzak sonrasında Türkiye‘nin, Suriye sınırındaki PKK/PYD/YPG hatlarının tamamına tepki göstermesinde Güney’de, ABD kalkanıyla karşı karşıya kalması olabilir. Böyle yaparsa da Suriye‘deki harekat çok cepheli bir hale dönüşecektir.

Türkiye, DEAŞ‘a karşı mücadele verirken PKK/PYD/YPG kurabileceği böyle bir tuzak gerçekleşecekmiş gibi erken davranarak tüm hamleleri hesaplayarak hazırlık yaparsa, olabilecek böyle bir tuzak da püskürtülmüş olur ve Türkiye‘nin, bölgesel bir güç olduğu ve yeniden oyuncu olabileceği anlaşılır. Türkiye‘nin haklı mücadelesinde tuzaklar, yalanlar ve pusu kültürü üzerinden gelebilecek tehlikenin boyutunun iyi analiz edilmesi gerekir.

Türkiye, Suriye‘de verdiği mücadele de hiç kimseye güvenmemesi gerekir. Türkiye’nin güveneceği tek güç kendi halkıdır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.