Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Suriye, Irak ve Libya’da, etkinlik alanını genişleten Türkiye, Hint Okyanusu’na açılmak istiyor.

Türkiye ile Yunanistan arasında Ege’de arada bir gerçekleşen it dalaşına alışığız. Bu kez it dalaşı, hem uçaklarla hem de Ege‘de yaşanmadı. Bu kez hem Akdeniz’de, hem de savaş gemileri arasındaki yaşandı ve taraflar da Türkiye-Yunanistan değil, Türkiye- Fransa idi.

Fransa ve Türkiye arasında Doğu Akdeniz‘deki doğalgaz aramaları ve Libya iç savaşındaki zıt politikaları nedeniyle dönem dönem gerilimler yaşanıyor. En son Fransa, Akdeniz’de NATO misyonu çerçevesinde görev yapan Courbet isimli firkateyninin Tanzanya bandıralı bir gemiyi Libya‘ya silah taşıdığı şüphesiyle denetlemek istediğini ve bunun üzerine bu araca eşlik eden Türk gemileri tarafından taciz edildiğini öne sürerek Türkiye‘yi NATO‘ya şikayet etti.

Türkiye‘nin, Fransız savaş gemisi ile Akdeniz‘deki sürtüşmesine kim haklı diye bakılması yanıltır. Fransız gemisinin Tanzanya bandıralı bir gemiyi arama yapmaya çalışmasının Türkiye‘nin “buralar benden sorulur” diyerek engellenmesidir. Burada dikkat edilmesi gereken konu yakın yıllara kadar savaş gemileri konusunda iyi durumda sayılmayan Türkiye’nin, Libya‘daki savaşta taraf olması değil, deniz gücü olmasıdır.

 Telekonferans yöntemiyle yapılan ve iki gün süren NATO Savunma Bakanları toplantısının ardından Fransa‘nın bu açıklamalarının gerçek dışı olduğunu söyleyen Milli Savunma Bakanı (MSB) Hulusi Akar, Fransa‘dan gelen açıklamaları yalanladı ve “Bilgi, belge, gemimiz ve karargahlarımızdaki tüm kayıtlar dikkate alındığında söz konusu iddianın tamamen gerçek dışı olduğu görülmektedir. Bilakis başlangıçtan itibaren dostane, yapıcı, işbirliğine açık, destekleyici bir tutum içinde olan Türk Deniz Kuvvetleri unsurları, söz konusu gemiye Fransızların talepleri üzerine yakıt ikmali dahi sağlamıştır.” dedi.

Türkiye, Libya’daki iç savaşta taraf olarak stratejik bir adım attı. Türkiye, hem Afrika‘ya bir kapı daha açarken hem de Libya ile Türkiye arasındaki bölgede bulunması muhtemel denizaltı petrol ve doğal gaz kaynaklarında hak iddia etmek istiyordu ve “Libya adına bundan sonra petrol arama ve çıkarma işlemini Türkiye Petrolleri Anonim Ortalığı “TPAO” yapacak” açıklaması geldi.

Türkiye, Libya‘da, Mısır‘a karşı, askeri gösteri yaparken Suriye‘de ise Ortadoğu‘da yayılmacı olan İran‘a ve dolaylı olarak Rusya‘ya karşı askeri gösteri yapılıyor. Kuzey Irak’ta, Haftanin‘e yönelik operasyon ile de hem ABD‘ye hem de İran‘a, mesaj vererek kara ordusundaki etkinliğini gösteriyor.

Osmanlı İmparatorluğu, Hint Okyanusu‘na açılmayı başaramadı ama Türkiye, bunu başarmak istiyor. Türkiye, ülke dışındaki en büyük üssünü Somali’de kurdu. Somali‘de, üs kurmanın Türkiye için önemli nedeni buranın Hint Okyanusu‘na açılıyor olması. Deniz gücü olmazsa bu üssün öneminin sınırlı kalacağını bilen Türkiye, Fırkateyn (muhrip) gibi küçük savaş gemileri üretmeye başladı. Almanya‘dan çok sayıda savaş gemisi aldı. Türkiye, hedefini daha da büyüterek büyük savaş gemileri üretmeyi amaçlıyor. Hint Okyanusu dünya deniz ticaretinin yoğun olarak gerçekleştiği alandır ve Türkiye, burada da hakimiyetini göstermek istiyor. Bu nedenle Türkiye, sadece karada ve havada değil denizde de silahlanmayı sürdürerek etkinlik alanını genişletecektir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.