Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Suriye planı bozulan ABD, Türkiye ve Rusya’yı, kışkırtmak istiyor…

Şimdiye kadar bölgedeki Ülkeler Rusya‘ya karşı birleşiyordu. Bölgedeki ülkeler şimdi ise tam tersini yaparak yani ABD tehdidine karşı Çin ile birleşen Rusya‘nın, desteğini alarak ABD’ye kırmızı kart göstermeye çalışıyor. Nedeni de savaşın durdurularak dünyada barışı hakim kılmak istemeleri. Bölge ülkelerinin Barış adına isteği olan bu düşünceleri büyük ölçüde gerçekleşirken Beşar Esad, eskisinden daha güçlü duruma geldi. Rusya, Suriye yönetiminin onayını alarak hava operasyonlarına başladığında ABD’nin Suriye’deki planlarını bozmuştu. Türkiye’nin Suriye konusunda attığı adımlarla Beşar Esad rejiminin YPG’ye hafif silahların verilmesinin öngörüldüğü, ağır silahların ise kapsam dışı bırakıldığı belirtiliyor. ABD’nin emirlerini tamamen yerine getirmek için oluşturulan Merkel hükumeti Almanya’da yönetimi kaybederse ABD‘nin korktuğu kabus gerçekleşmiş olacaktır.

ABD, 2. Dünya savaşından sonra her zaman askeri olarak kendinden çok zayıf ülkelere saldırarak güç gösterisinde bulundu. ABD’nin Suriye krizinin başından beri El Kaide ile bağlantılı El Nusra ve benzeri örgütleri silahlandırıp, eğiterek Suriye’ye soktuğu biliniyordu. Değişen dış politikamız sonucunda ABD‘ye karşı güçlü ve dik olarak durabiliyoruz. Bu nedenle de ABD‘nin bölgede desteklediği terör örgütleri Türkiye sınırını eskisi gibi rahat kullanamıyor. Türkiye‘nin, ABD‘ye karşı güçlü ve dik olarak durması nedeniyle ABD, Suriye‘de savaştırdığı terör örgütlerini eskisi gibi tam olarak kontrol altında tutamıyor. Bunu da ÖSO‘nun ABD askerlerine verdiği tepkiden anlayabiliriz. “ABD Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı ABD askerleri 16 Eylül sabahı Çobanbey kabasına geldiklerinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) mensuplarının sert tepkisiyle karşılaştılar.

ABD, Türkiye‘ye, Suriye’ye giremezsin demesine rağmen Türkiye’nin, toprak bütünlüğü tehdit eden sözde İsrail yada Kürt koridoruna girdi ve bir taraftan da Türkiye‘yi, tehdit eden ABD bayrağı altında savaşan terör örgütlerini temizliyor. Türkiye, Suriye‘ye girerken de Rusya ve İran başta olmak üzere bölge ülkeleriyle işbirliği yaparak Suriye‘ye girdi. Türkiye, gerçek sahiplerinden alınan toprakların geri alınmasına yardımcı olurken hem Suriye‘nin toprak bütünlüğüne katkı yapıyor.

Türkiye, YPG‘ye müdahale etmek istiyor, ABD ise kesinlikle hayır diyerek izin vermiyor ve bu nedenle ABD ile Türkiye arasında YPG nedeniyle sorunlar yaşanıyor. New York Times Gazetesi’nin haberine göre ABD, desteklediği terör örgütü PKK’nın Suriye kolu YPG’ye, doğrudan silah vermek için karar aşamasında olduğu iddia edildi. Barack Obama yönetiminin Suriye’de DEAŞ‘a karşı YPG’ye, doğrudan silah vermeye yönelik böyle bir kararın verilmesi halinde Türkiye ve ABD hattında gerilim keskin bir şekilde ciddi bir krize yol açacaktır.

ABD, bir kaç gün önce Suriye Ordusunun Deir ez-Zor’daki noktaları vurdu. ABD‘nin vurduğu noktalar DEAŞ‘a teslim olmamak için üç yıldır direniyordu. Bu saldırı ile ilgili Suriye Genelkurmay Başkanı : “ABD’nin DEAŞ örgütüne açık desteğinin delilidir.Rusya :”ABD Koalisyon uçakları Suriye ordusunu bombaladı.” dedi. Bu saldırıdan sonra Rusya, Akdeniz‘de 6 savaş gemisi olmasına rağmen, askeri gücünü artırmak için Amiral Kuznetsov uçak gemisini Akdeniz‘e göndermeyi planlıyor. İran Suriye‘de askeri varlığını artırmak için bir grup askerini daha Suriye‘ye, gönderecek  ABD‘nin, Suriye Ordusunu vurmasından sonraki hazırlıklar Suriye‘de, savaşın büyüyeceği yeni boyut açarken, daha da kızışacak görünüyor. ABD‘nin, Suriye Ordusunu vurması “kızım sana diyorum, gelinim sen anla” diyor ve Rusya‘yı, kışkırtmak istiyor. Bu saldırıdan da anlaşılıyor ki ABD’nin amacı savaşı durdurmak değil, kontrollü bir şekilde uzatmak. Barak Obama, açıklamalarında DEAŞ‘ın bitirilmesi ile ilgili hiç açıklama yapmadı. (DEAŞ ile mücadele yada DEAŞ’a karşı mücadele arttırılacak gibi)

ABD seçimleri üzerinde ABD derin devletinin hesapları yolunda gitmez de Cumhuriyetçi aday Donald Trump‘ın seçilme olasılığının yüksel olması halinde ABD‘li neo-con’ların (yeni muhafazakarlar) çok geç olmadan, hızlı bir biçimde Suriye‘deki savaşı geniş kapsamlı hale getirerek savaşa dahil olmak isteyebilirler. Statükoyu devam ettirebilmek için ABD‘de, olağanüstü hal ilan (OHAL) ederek Barack Obama‘nın, göreve devam etmesini sağlamak isteyebilirler. Cumhuriyetçi aday Donald Trump‘ın, seçilmesi halinde, küreselci seçkinlerin mutlak gücünün sonunu getirebilir ve yakın gelecek de Bölgede büyük çapta bir savaş yaşanmayacaktır. Suriye planı bozulan ABD, Türkiye ve Rusya‘yı, kışkırtarak savaşın daha geniş kapsamda büyümesini isteyebilir. ABD‘li neo-con’ların (yeni muhafazakarlar) düşürdüğü iddia edilen Rus uçağını, unutmamak gerekiyor.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.