Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Suriye’deki, savaşın sonu yaklaştıkça tarafların, restleşmesi artıyor.

Ortadoğu‘da, İran’ın, ittifak düzenini çözerek yeniden bir düzenleme yapmak isteyen ABD, Bölgede oldukça ciddi gelişmelerin yaşanmasına neden oluyor.

ABD, DEAŞ üzerinden İran‘da, rejim değiştirme planını DEAŞ‘ın, Tahran‘da, saldırı yapması ile gösterdi. İran‘da, bu saldırıya misilleme olarak 1988’de biten İran-Irak savaşından sonra ilk defa Füze kullandı ve DEAŞ mevzilerini vurdu. DEAŞ‘ı, Füze ile vuran İran, Suriye ve Körfez’deki yeni dengelere karşı ABD/İsrail, başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkelerine mesaj verdi.

ABD, Suriye savaş uçağını düşürdü. Şam, DEAŞ mevzilerini bombalıyordu derken ABD, DSG-YPG‘yi vurduğu için düşürdüğünü açıkladı. ABD ile askeri koordinasyon mekanizmasını askıya alan Rusya,Fırat’ın batısına geçen her ABD ve koalisyon uçağı hedef’ sayılacak” uyarısında bulundu.

1988’de biten İran – Irak arasındaki savaşı uzun tutarak zayıflamalarını sağlayan ABD, 2003’de İran‘a yapacağı müdahalenin provasını Irak‘ı işgal ederek yaptı. ABD, Irak‘ı işgal ederken yaptığı hatalar nedeniyle nüfuz alanının genişleyeceği bir alan İran‘ın, önüne serildi.

ABD/Batı‘nın, Suriye‘ye, müdahalesinin altında da “İran’ın ittifak ağını çözmek” yatıyor. Suudi Arabistan – Yemen savaşı da İran‘ın, direnişinin buraya kayması içindi. İran‘ın, ittifakını çözmek adına İran‘a karşı Körfez ülkelerini örgütlemeyi başaran ABD‘nin, Ortadoğu‘daki, hesabının bitmediği görünüyor.

Ortak düşman olarak DEAŞ‘ı gösterenlerin Suriye‘deki, savaşın sonuna yaklaşıldıkça savaşın galibi olarak öne çıkmak adına restleşmeleri kendi aralarında tehlikeli bir hesaplaşma riskini artırıyor.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.