Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Suriye’den sonra Yemen’de, yine bizi ilgilendirmeyen savaşta neden tarafız?

Askeri birliklerini İran‘lı Generallerin yönettiği Suriye, Tahran tarafından yönetilen Bağdat‘lı Irak, şimdi de Sünni koalisyonun Yemen‘de Husilere karşı askeri saldırısı “Arap-Fars” savaşıdır.
Yemen‘de yaşanan “Fars-Arap” savaşı İran’ı destekleyenler ve Suudi Arabistan’ı destekleyenler değildir.

Suriye‘deki savaşın “İran-Arap” savaşı olduğunu anlamayanlar Yemen‘de, Husilere karşı oluşan “Sünni koalisyon“un askeri müdahalesi ne anlama geliyor diyor.
Yemen‘de, Husilere karşı oluşan “Sünni koalisyon“da “İran-Arap” savaşıdır ve Suudi Arabistan‘a saldırılacak.
Nedeni de Bölgede, sınırlar Mezhep üzerinden çizilirken ABD-Batı‘ın, Ortadoğu‘da Partnerini değiştirmesidir.
Yani ABD-Batı‘ın Partnerini değiştirirken “Sünni Kışak” projesinden “Şii Hilal Kuşak” projesine geçişinde Mezhep kimliği üzerinden bütün bölgeyi iki ana cepheye ayırma senaryosudur.
Suriye meselesinde “Sünni Kuşak”ın El Kaide, El Nusra, vb’ni desteklenmesinin nedeni İran’ı, durdurmak içindir.
Mezhep kimliği üzerinden bütün bölgeyi iki ana cepheye ayırma senaryosun en son cephesi de Türkiye ile Bölgenin yeni Emperyal gücü İran arasında şekillenecek.
Ortadoğu‘daki gelişmelere bakarak Suriye‘de “Fars-Arap” savaşını kazanan İran, Suudi Arabistan‘ı da saf dışı bırakacaktır ve Türkiye‘ye yönelecektir deyince bazı Ortadoğu uzmanları “biz Yavuz Sultan Selim’den sonra Fars’larla savaşmadık ve savaşmayız” diyorlar.
Umarım ben yanılırım da siz haklı çıkarsınız.
IŞİD’e karşı koalisyon İran’ın, yayılması için bölgeyi temizlemekten, Tahran’ın önünü açmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.

Suriye’deki, “Arap-Fars” savaşı sonrası “İran-Arap” sınırı “Suriye-Ürdün” sınırı olacaktır.
Yemen‘deki “Fars-Arap” savaşında Sünni koalisyonuna karşı İran, savaşı kazanırsa Arap dünyası Güney’den de çevrilmiş olur.

Suudi Arabistan, Mısır’da, Arapların en yaygın toplumsal direnci olan Müslüman kardeşleri devirerek, devre dışı bıraktığında kazanan İran olmuştu.
Şimdi Suudi Arabistan, Mısır‘da Darbeci Sisi’ye verdiği desteğin günahını çekiyor.

Recep Tayyip Erdoğan’ın, Ocak ayındaki Somali ziyaretinin olduğu aynı zaman diliminde Yemen‘de de Husiler, Darbe yaparak iktidarı devirmiş ve yönetimi ele almıştı.
Recep Tayyip Erdoğan’ın, Somali ziyareti ile Darbenin aynı zaman diliminde olması tesadüf mü? demiştim.

Bölgedeki sınırların Mezhepler üzerinden çizilmeye devam ettiğini Suriye ve Yemen sonrasında İran‘ın Körfez ülkelerinde etkili olduğunda daha net görürüz.
Sünni koalisyon Yemen‘de Husilere askeri saldırı gerçekleştirdi olarak gözüken Fotoğraf üzerinde bir “Arap-İran” ya da “Şii-Sünni” savaşı başlamıştır.
Suudi Arabistan’ın Şii nüfusunun yaşadığı doğu bölgeleri hareketlenmeye başlarsa bilin ki İran, Suudi Arabistan‘da doğrudan iç savaş çıkartmıştır.

ABD-Batı‘nın BOP projesini “Sünni Kuşak“ın çökertmesine karşılık ABD-Batı, “Şii Hilal Kuşak” Projesini geliştiriyor.
ABD-Batı karşıtı “Sünni Kuşakİran, Ahvaz ve Huzistan‘daki Sünnilere iktidara karşı silahlı isyan başlattırdılar.
Nedeni de İran, iç isyan nedeniyle Ortadoğu’dan çekilsin ve Ortadoğu‘daki yerini tekrar “Sünni Kuşak” doldursun.

Bölgede olan dört unsurdan (Fars, Arap, Türk, Kürt) “Fars-Arap” kavgasına neden Türkler, taraf olmak zorunda bırakıldı?
Türkiye, Suriye’deki “Fars-Arap” savaşına taraf olduğunca Kürtlerin, güçleneceğini ve Türkiye üzerinde söz sahibi olacağını bilmiyormuydu?
Türkiye’nin Yemen‘de devam eden “Fars-Arap” savaşına katılmasıyla Kürtlerin, daha çok isteyeceğini görmüyor mu?

 

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.