Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Syriza’nın başarısı, büyüsünü kaybederek iflas eden AB’ye halkın isyanıdır.

Yunanistan seçim sonuçlarında Syriza‘nın başarısı karşı koymaya gücü yetmese de artık büyüsünü kaybederek iflas eden AB projesine halkın isyanıdır.
Yunanistan seçimlerinden sonra AB ile ilgili bu tartışmaların daha da derinleşeceği düşünülüyor.

Yunanistan’daki tepkinin, yarın İspanya’da, İtalya’da, Portekiz’de veya AB içinde bulunup da krizin vurduğu ülkelerde sosyal patlamalarla kendini göstereceğini, krizin yayılacağını çok iyi biliyorlar.
Ekonomik krizin aslında ekonomik olmadığı, jeopolitik sonuçları olacağı da belli.
İspanya, Portekiz gibi ekonomik krizin vurduğu Güney Avrupa ülkeleri ile birlikte batan Yunanistan’daki bu aykırı tavır, Brüksel’e yönelttikleri öfkelerini bir süre sonra Almanya söylemiyle besleyecekler.

AB‘nin çöküşe geçtiğini gören bu projenin mimarları bu çöküşü ertelemek için AB‘ne yönelik tepkileri ortak bir düşmana yöneltmeye çalışıyor.
AB projesinin mimarları temel düşüncesi, bir ortak düşman ilan edip bütün Avrupa’yı bu düşmana karşı teyakkuza geçirmek ve ortak düşman olarak da İslam tehdidi söylemini geliştiriyorlar.

İslam’ı ve Müslümanları hedef gören bu politika bir politik hesaptır ve hedefinde de, sadece Avrupa’daki mültecileri dışarı atma düşüncesi yoktur.

AB projesinin mimarları bu tehlikeyi çok iyi gördüler ki, son yıllarda ortak düşman üzerinden hareket ediyor, kitleleri bu ortak düşmana karşı mobilize ediyor, çöküşü bu psikolojik operasyonla ertelemeye çalışıyorlar.

Hiçbir zaman AB‘nin içinde yer alamayacağını bilen Türkiye, bunu bildiği için de, Osmanlı sonrası ilk kez başını kaldırıp etrafıyla ilgilenmeye başlamış, kendi havzasına yönelmiş, kendi bölgesel güç arayışına girmiştir.

AB Ülkelerinin İslam karşısında bir Avrupa ortak gücü şekillendirmeye başlamasının nedenlerinden birisi de budur.

Almanya’nın İslam politikası değişmiş, ülke, bütün kurumlarıyla İslam’ı bir tehdit olarak görmeye başlamıştır.
Türkiye’nin son yıllarda yürüttüğü bölgesel açılım çalışmalarının tehdit olarak gören Almanya, Türkiye’nin içişlerine karışacak ölçüde mezhepçi çatışmayı destekler olmuştur.

Kuzey Irak’tan Akdeniz’e uzanan Kuzey Suriye hattında kimlerin bir harita oluşturmaya çalıştığı ve IŞİD’in elinden kurtarıldığı söylenen Kobani olayını da bu çerçevede sorgulamak anlamlı olacaktır.

Syriza‘nın başarısı ile sonuçlanan Yunanistan seçimlerinden sonra AB‘nin geleceğini ve Türkiye-Almanya ilişkilerini çok yakından izlemek gerekiyor.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.