Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Tarihin istediği, Bölgede haritanın değişmesi mi?

Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’nin oluşturduğu Irak, 100 yıla yakın bir süre öncesindeki “Sentetik” bir “imalat” idi. Dikişleri de çoktan atmıştı. Suriye’de son üç yıldır cereyan eden gelişmeler, Suriye’yi içeriden çökerttiği gibi Irak’ın atmış olan dikişlerini de söktü. ABD güçleri ile müttefikleri, o baskı çarkını ve dişlilerini kırınca, Irak’ın kaçınılmaz çözülüşü de başlamış oldu.

Irak‘ta Sünniler, İngiltere’den devraldıkları, ABD’ın kendilerinden devraldığı Irak’ı, hatta IŞİD’in yaptığı gibi Suriye ile sınırlarını da silerek geri istiyorlar. Şiiler, Maliki gibi en ağır basanların Sünniler’den devraldıkları Irak’ın tümüne hükmetmek istiyorlar. Kürtler ise sadece Kürdistan’ı istiyor.

Musul’un düşüşü ya da düşürülüşü ile Irak’ın toparlanamaz biçimde dağılması ve bu çerçevede Kürtler’in bir “bağımsız devlet”e doğru adeta önlenemez ilerleyişi hızlanarak idari kontrolü zaten Kürtlerde olan, her vakit, Kürtler’in nihai bir bağımsızlığı için gerekli altyapıyı ifade eden Kerkük, askeri olarak da Kürtler’in eline geçti.

Mesut Barzani’nin açıklamalarından sonra Irak’ın “ülkeler parçalanarak sınırlar değişir” olarak yol aldığı daha kuvvetle seziliyor. Bölgede ülkeler parçalanarak sınırlar değişir olasılığı Irak için, giderek Suriye için ve tüm Ortadoğu için geçerli. Durum bu. Irak için özellikle bu

Kürtler Tarihte bu amaca ulaşmaya en yakın noktada bulunuyorlar. Irak Kürtleri bu rüyayı gerçekleştirmek üzereyken, Türkiye Kürtleri bir devlet kokusu alabilirler Anadolu Kürtlerini aynı sonuçtan mahrum etmek olamaz. Tarih bu noktada ilerlerse Cumhuriyetin 100. yılı olan 2023’te Türkiye’yi bekleyen de farklı bir şey olmayacak 2023 Yüzüncü yılını kutladığı sırada Türkiye haritasının çok farklı olacağını umabilirsiniz. Harita değişiyor.

Elbetteki bölgede Tarih”in istediği olacak. Irak’ta Kürdistan kurulmadan olası iki seçenek daha var bunlar 1. “Şii-Sünni-Kürt” uzlaşmalı Bağdat merkezli bir Irak”  2. “Bağdat merkezli Federalizm

“Şii-Sünni-Kürt” uzlaşmalı Bağdat merkezli bir Irak”
ABD-İran uzlaşmasını Suudilerin bozması önleyebilir bölgedeki Sünni güçlerin (En önemlisi S. Arabistan, Katar ve Kuveyt’in) IŞİD ve benzeri güçlere desteklerini çekmelerini sağlayabilir Kürtleri de bir süre daha “Bağdat merkezli bir Irak” yapılanması tecrübesine devam etmeye ikna edilerek, Irak‘ta Maliki’siz bir “Şii-Sünni-Kürt” uzlaşmasına dayalı hükümet oturtulabilir

Bağdat merkezli Federalizm
Irak’ın Kürt, Sünni ve Şii bölgelerine ayrılarak her birinin kendi iç yasalarından, yönetiminden ve iç güvenlikten sorumlu olan Bağdat yani merkezin sadece dış politika, savunma ve petrol gelirinin hakkaniyetli dağılımından sorumlu olan ayrı bir “federal bölge” olmasıyla, Irak’ın parçalanmamasının Cihadi güçler ile savaşan gerçek ve gevşek bir federalizm’den geçtiği üzerinde durulur. Bu gevşek federalizm Irak’ı bir arada tutabilecek tek yapıştırıcı olabilir

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.