Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türk Özel Kuvvetleri’nin, İdlib harekatı, Astana süreci sonucunda alınan kararın gerçekleşmesidir…

Rusya, geçen yıl Halep’in tamamını kuşatarak radikal unsurları yok etmeye çalıştı ama Suriye’de bunun işe yaramadığını, bu tarz kuşatma operasyonlarının pahalı ve uzun süreli olduğunu gördükten sonra vazgeçti.

Türk Özel Kuvvetleri‘nin İdlib harekatı Türkiye’nin, tek taraflı askeri hamlesi olmayıp Astana süreci sonucunda alınan kararın gerçekleşmesi. Yani bu operasyon bazı medya organlarının söylediği gibi sürpriz değil.

İdlib‘teki silahlı örgütlerin radikal olanlarını ılımlılardan ayırmak gerekiyor. İdlib‘teki silahlı gruplara son bir şans vermek isteyen koalisyon tarafını seç diyecek. Astana’da alınan karar sonucunda İdlib‘teki silahlı gruplara silah bırakarak sivil hayata geçebilir ve buralarda kalabilirsiniz yada ılımlaşarak Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) katılırsınız alternatifi sunuluyor. Teklif edilen bu iki alternatif kabul edilmezse kabul etmeyenler terörist sayılacak. İdlib’teki silahlı grupların içerinde bulunan Radikaller/direnenler varlıklarını yapacakları terör saldırıları ile hissettirmeye çalışacaklar.

Konum itibarıyla İdlib, Rusya için çok kritik bir yer. Şu anki haliyle İdlib, Selefi/Cihadçı gruplar tarafından kontrol ediliyor. Böyle olunca da Lazkiye‘de varlığı, limanı ve askeri üssü bulunan Rusya için tehlike oluşturuyor. İdlib’in, Esad‘a yakın güçler tarafından kontrol edilmesi gerekiyor ki Rusya adına Lazkiye için bir tehdit unsuru oluşturmasın.

Bu alternatifleri olumlu değerlendirenler ve olumsuz değerlendirenleri ayırabilmek içinde ara bulucu olarak yerel bir aktöre yani Ankara‘ya ihtiyaç var. Ankara, yürüteceği müzakere sürecinde büyük de bir risk alıyor. Ankara‘nın arabuluculuğu sonuç doğurursa Rusya onayıyla Fırat Kalkanı Harekatı‘nın, Batı‘ya doğru yani Afrin‘e doğru genişlemesi söz konusu olabilir ve Türkiye, Afrin‘in Güney‘ini de kuşatabilir. Türkiye‘nin, İdlib‘teki gruplarla müzakere yapmasının nedenlerinden birisini de bu oluşturuyor.

Türkiye‘nin, bu düşüncesi gerçekleşebilir mi? İdlib‘teki silahlı grupların %60-70’i Ankara’yla müzakereye açık olduğu için Türkiye‘nin, bu düşüncesinin gerçekleşmesi mümkün görünüyor. İdlib‘teki silahlı gruplardan tahrik edici açıklamalar yapanlarında bulunduğunu Ankara‘nın unutmaması gerekiyor. Bunlar ilerleyen günlerde PKK/YPG ile birlikte Türkiye‘ye tehdit oluşturacaklardır. Fırat Kalkanı Harekatı, Batı‘ya doğru genişlemeyi düşünülüyorsa PKK/YPG ile de Esad güçlerinin devralması için pazarlık yapılıyor da olabilir.

Rusya, ABD, askerlerini İdlib‘te sahaya sürmek istemiyor. Sadece İran bunu kabul etti. Türk Özel Kuvvetleri de Astana sürecinin bir sonucu olarak bu operasyonu yürütüyor. Yani Türk Özel Kuvvetleri bölgeye çatışmak için değil, çatışmamak için girdi.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.