Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en ağır sürecini yaşıyor…!

Beşiktaş‘taki, hain terör saldırısı, Halep ve Suriye‘de, yaşananlar, bugünkü Muhafazakar ve Milliyetçi Kayseri‘deki, hain saldırı Siyasi tüm dengelerin değiştiğini farklı bir sürece doğru gittiğimiz gösteriyor ve asıl sorunun yeni başlayacağı Türkiye, son zamanda Cumhuriyet tarihinin en ağır sürecini yaşıyor.

Bombalar, provokasyonlar, Ekonomik kriz ve Suriye ile hazırlayarak kaosu daha da derinleştirerek ağır bir süreç yaşatacaklardır. Kayseri gibi kozmopolitik, kırılgan nüfuslu illeri kaşıyarak Türkiye‘nin, kısa süreçte çok derin politik stratejilerin içerisine çekilecektir. Dış ve iç sorunlar bir yumak haline dönüşürken leş Kargalarının çok sevdiği yaşadığımız bu ağır süreçte gelişen olaylar, darbe zemini dahil bir çok alanın hazırlanmasını öngörüyor. Maalesef oyun ve oyuncular işlerini iyi yapıyorlar. Bu oyunun sahiplerini, amaçlarını iyi bilmemiz gerekiyor. Programı yapanlar, sahayı sıcak tutmak için daha çok katliam isteyeceklerdir.

FETÖ‘nün, 15 Temmuz başarısız Amerikancı darbe girişiminden sonra tekrar “Türkiye’de, darbe tehlikesi var mıdır?” derseniz, kısa vadede olmaz ama şu yaşadığımız süreç itibariyle evet vardır. Söylentilerinin toplumsal tedirginlik yarattığı Darbeler geniş kapsamlı hesaplanır. Darbeye giden süreç, Darbe zemini ve olgunlaştırma süreci ile başlar. Olgunlaştırılması yapılamamış darbeler, darbecilere ağır bedeller ödeteceğinden, Psikolojik zeminlerin hazırlanması kolay bir zaman almaz. Bu süreci Ekonomi, terör, anti demokratik girişimler, şiddet ve kaos eylemleri ile olgunlaştırırken sokağa çıkmamaları için Kitlelerin psikolojisini, enerji birikimi sahiplenmemeleri için İktidarın itibarsızlaştırılması ve kitlesinin güven pratiğinin azalacağı programlar uygulanarak  gerçekleştirirler. Bunlar sağlanmadan yapılacak olan bir darbe girişimi, iç savaşı getirir. Programı yapanlar, bu süreci tamamlamadan böyle bir darbe girişimine girmezler.

Darbe bir insanlık suçudur, Darbe zulüm, Darbe işkencedir. Darbeyi kurtuluş gören bir kitle yaratılmaya çalışılacaktır. Önemli olan bunlara karşı atılacak adımlardır. Oynanan bu oyunda Terörün temel amacı kan akıtarak halkın gözünü kin ve öfkeyle köreltip kontrolden çıkmasını sağlamak. Çaresinin sadece Birlik ve beraberlik olduğu zor ve ağır bir süreçten geçiyoruz. Eğer yaşatılmak istenilen bu ağır süreci, daha az acılı, daha az krizsiz atlatmak istiyorsak, bu oyunda provokatörlere teslim olmayalım. Beraberce, kardeşçe Teröre alışmayalım, teslim olmayalım, siyasi ve partizanca yaklaşmayalım. Emperyalizmin hazırladığı programa, kim ki, bilerek veya bilmeyerek yardımcı oluyorsa, gelecekte bedelini ağır öder.

Doğu Halep‘in nüfusu 150,000 (Cihatcı katillerin olduğu bölge) Batı Halep‘in nüfusu 1,5 Milyon (Suriye ordusunun olduğu bölge) 1 Milyon 650 Bin nüfuslu Halep’ten, 15 bin kişi İdlib‘e gidiyor. Uygur, Fas, Tunus, Suudi Arabistan, Çeçenistan‘dan gelen Cihatcı katillerin kontrolündeki Doğu Halep‘ten, 135,000 sivil Batı’daki ordu bölgesine göçüyor.

Bir kapısı Halep‘e, bir kapısı Lazkiye‘ye, bir kapısı Reyhanlı/Türkiye‘ye açılan üçgendeki İdlib’e, Suriye ve Rusya‘ın, yönelecek olması büyük sorunlar doğuracaktır. Çünkü Suriye’deki, program silahlı radikal grupların İdlib‘de, toplatılıp vurulması. Türkiye, İdlib‘te, nasıl askeri ve siyasi önlemler alarak silahlı radikal grupları kontrol edecek? Türkiye sınırları içerisine girmesi istenilen bir YPG göreceğiz, oyunu hazırlayanlar, DEAŞ‘i, provokatör olarak kullanacaklardır.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.