Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye ile on yeni anlaşma imzalayan Katar, neden Türkiye’ye, büyük nakit akıtma ihtiyacı duyuyor?

 Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite Altıncı Toplantısı vesilesiyle Ankara’ya gelen Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad Al-Sani, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesinden sonra Türkiye Cumhuriyeti ve Katar Devleti arasında 10 yeni anlaşma imzalandı.

 İstinye Park Hisselerinin Devrine Dair Anlaşma
 İstanbul Haliç Altın Boynuz Projesine Yapılacak Potansiyel Ortak Yatırıma İlişkin Mutabakat Zaptı
 İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’ndan Hisse Senedi Alımına Dair Mutabakat
 Global Liman İşletmeleri ve QTerminals W.L.L Arasında Ortadoğu Antalya Liman İşletmeleri A.Ş.’nin Hisse Devrine ve Satın Alımına Dair Anlaşma
 Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve Katar Devleti Serbest Bölgeler İdaresi Arasında Serbest Bölgeler Alanında Ortak Tanıtım Faaliyetleri Hakkında Mutabakat Zaptı
 Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ile Katar Devleti Ticaret ve Sanayi Bakanlığı Arasında Ortak Ekonomik ve Ticaret Komisyonu Kurulmasına Dair Ortak Deklarasyon
 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Katar Devleti Hükümeti Arasında Su Yönetimi Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı
 Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Katar Devleti Maliye Bakanlığı Arasında Geliştirilmiş Ekonomik ve Mali İşbirliği
 Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Katar Devleti Hükümeti Arasında Aile, Kadın ve Sosyal Hizmetler Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı
 Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Akademisi ile Katar Devleti Dışişleri Bakanlığı Diplomasi Enstitüsü Arasında Diplomat Değişimine İlişkin Niyet Beyanı
 Bu tür anlaşmaların açıklanmayan tarafları da vardır ve bu açıklanmayan taraf zaman içindeki uygulamalarla ortaya çıkar. Katar ile yapılan son anlaşmanın sonuçlarından bir tanesi, Türkiye’ye bu ülke kaynaklı yoğun nakit girişidir.

 Son dönemlerin en kazançlı ve en garantili iş, ABD devlet tahvillerinin satın alınması. Yani ABD’ye borç para verilmesi. ABD devlet tahvillerinin en büyük müşterisi Suudi Arabistan ve Çin’dir. Katar, Suudi Arabistan ve Çin kadar olmasa da mutlaka alıyordur. Yani Katar’da, ABD’ye borç para veriyordur. Katar, kendisi için böyle daha karlı ve garantili bir kazanç dururken acaba Türkiye’ye, neden yüksek miktarda nakit akıtacağı anlaşmalara ihtiyaç duysun?

 Türkiye ile Katar’ın işbirliğinden Körfez ülkeleri rahatsız. Türkiye’nin Katar’daki kalıcı üslerinin iki ülke arasındaki ilişkilerin de ötesinde önemi bulunuyor. Suudi Arabistan liderliğinde Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır, 5 Haziran 2017’de Katar ile tüm ilişkileri keserek Katar’a ekonomik abluka uygulamak istediler ve 23 Haziran 2017’de Katar’ın yerine getirmesini istedikleri 13 maddelik talep listesine Türk üssünün kapatılmasını ve Türkiye ile askeri işbirliğinin sonlandırılmasını da istemişlerdi. Türkiye, kendisine askeri ve siyasi bir nüfuz alanı oluşturmaya çalışırken Katar’da, küçük ama zengin bir ülkedir ve Suudi Arabistan ile çelişki yaşayan ama karşı koyma gücü olmayan da bir ülkedir. Katar’da, Cibuti’de, Sudan-Sevakin adasında, Somali’de kurduğu deniz üsleri ile Türkiye, enerji, suyollarının güvenliği bakımından son derece stratejik bir noktada kalıcı üslere sahip.

 Katar yönetimi için Türkiye’nin Katar ve bölgedeki diğer üslerinin caydırıcı varlığı hayati önemdedir. Katar’daki yönetimi değiştirmek isteyen Suudi Arabistan’ın darbe teşebbüsünün engellenmesinde özellikle Katar’daki Türk üslerinde bulunan askerlerin önemli fonksiyonu olmuştu. Bu şekilde konuya baktığımızda Türkiye’nin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda Katar, hassas olmak zorundadır.

 Güç denilince sadece ABD, Rusya, ve Çin görülse de Türkiye’de, dünyada yeni çıkan güçlerden biridir. Türkiye, şu an sermaye ihraç eden bir ülkedir ama sermaye ihraç edebilmek için önce alan bulması gerekir. Sermaye ihracı ile askeri güç birliktedir. Türkiye’nin sermaye ihracının gelişmesinde değişik ülkelerdeki askeri varlığı önemli rol oynuyor. Türkiye’nin, askeri gücüne dayanarak bölgede askeri üs kurmasının amacı bir taraftan sermaye ihracı yaparken bir taraftan da önemli ticaret yollarının geçtiği Hint Okyanusu’na açılmak istemesi.

 Katar konusuna daha geniş ölçekte bakılırsa Türkiye’nin yükselen konumu görülebilir. Türkiye önemli bölgesel güçtür. Bölgesel güç olunmadan küresel güç olunmaz ve Türkiye, adım adım küresel güç olmaya doğru gidiyor.
 

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.