Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye, Suriye’de, bozguna uğramadı. Başarılı bir şekilde etki alanını genişletiyor.

Ülkeler arasında dostluklar değil, çıkarlar vardır. Türkiye‘nin Rusya ile yaptığı bildiğimiz kararıyla Türk Akımı Projesi, S-400, ve Akkuyu Nükleer Santrali anlaşması, Türkiye‘nin, Suriye’deki, konumunu belirleyici olmuştur. Türkiye‘nin, ABD ile yaptığı anlaşma/anlaşmalar henüz bilinmiyor. Özellikle büyük ülkeler durumun ne oranda çıkarlarına olacağına bakarak kararlarını verirler. Türkiye’nin, ABD ve Rusya’ya sunabileceği önemli imkanlar vardır; pazarlık gücü bulunan Türkiye‘nin, sunabileceğine bakarken alabileceğini de düşünmek gerekir. Gelinen sonuca göre ABD ve Rusya, PKK’ye bir süre destek oldu, çıkarları bitince de desteklerini çektiler.

Türkiye‘nin, Suriye’deki istekleri 30-35 km. derinlikte güvenlikli bir bölge kurmak, Suriyeli mültecileri büyük oranda buraya yerleştirmek, Gaziantep Üniversitesi’ne El Bab‘da İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Azez‘de İslami İlimler Fakültesi ve Afrin‘de de Eğitim Fakültesi açmak. Türkiye bu isteklerini gerçekleştirmek için bölgede büyük bir güce dayamasının gerektiğini biliyordu. Nedeni de istekleri gerçekleşmese de durumu en az zararla atlatmaya çalışacaktı. Türkiye, fırsatları kullanırken ve büyük güçler arasında oynarken çok dikkatli davranılması gerektiğini iyi biliyor. Unutulmamalıdır ki özellikle Türkiye’nin, o büyük güçlere verebileceği pazarlık gücü fazlasıyla var.

Rusya ve Türkiye‘nin, Suriye’deki niyetleri farklı olabilir ama sonuca bakmak gerekir. (Rusya’nın, Suriye’deki ana hedefi ABD ve Fransa’yı, Suriye topraklarından çıkarmak. ABD’nin, Suriye’deki ana hedefi DEAŞ’ı, Suriye topraklarından çıkarmak) Türkiye‘nin, aldığı başarılı sonuca bakılırsa Türkiye’nin, Suriye’ye yönelik askeri operasyonlarına önemli destek verdiler. Türkiye, Rusya ve ABD’ye karşı pazarlık gücünü kullanmasaydı Suriye‘deki hava sahası açılmazdı ve Türkiye, savaş uçaklarını kullanamazdı. Eğer hava sahası açılmasaydı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) kara harekatı büyük zorluklarla karşılaşırdı. Hava desteğinin büyük rolü bulunuyor.

Suriye‘deki hava sahalarını Türkiye‘nin, savaş uçaklarına açmasıyla verdikleri desteğin ABD ve Rusya, Türkiye, ne isterse onu yapacaklar anlamına gelmez. Türkiye’nin isteklerine bakmaktansa elde ettiklerine bakarak değerlendirme yapılmalı. Türkiye‘nin, isteklerine bakarak (ki bu istek sınırsız da olabilir) Türkiye, isteğine ulaşamadı bozguna uğradı değerlendirmesi yanlış. Böyle yanlış düşünmektense Türkiye‘nin, Suriye‘deki başarısında belirleyici olana bakmaktır. Belirleyici olan Türkiye‘nin, Suriye’deki etki alanı genişledi mi daraldı mı? İster kabul edin ister etmeyin. Belki istediği tümüyle gerçekleşmemiş olabilir ama Türkiye‘nin, Suriye‘deki etki alanı 24 Ağustos 2016 Fırat Kalkanı Harekatı ile genişlemeye başlamıştır ve gelinen sonuç itibarı da halen de etki alanı genişlemeye devam ediyor. Bu nedenle de Suriye’deki çatışmalar yüksek veya düşük düzeyde daha sürecektir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.