Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye’den, Suriye’lileri gönderince, geri hizmette kim çalışacak?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ErdoğanSuriyeli kardeşlerimize vatandaş olma imkanı vereceğiz” dedikten sonra Sosyal Medyadan Türkiye‘de, Suriye‘li istemediklerini belirten tepkiler yükseldi.

Biraz olaya gerçekçi pencereden bakmak istiyorum.
Antalya‘yı, 1984 yılında ilk defa gördüğümde Turizm yeni yeni kendisini gösteriyordu. Antalya dışından gelerek, yatırım yapan insanlar çoğunluktaydı. Turizmi bilen yada Turizm ile ilgili  duyumlara sahip olan insanlar, bütçelerine göre Antalya‘ya, konumlanmaya çalışıyordu. Benim gibi bütçesi olmayan insanlar da iş gücü ile konumlanmaya çalışıyordu. Öngörüsü olanlar da bir taraftan yabancı dil kurslarına gidiyordu. O zamanlar Antalya‘ya gelen Turistlerin %60’ı Almanlar olduğu için de Almanca revaçtaydı.

Antalya‘nın, Anadolu‘da cazip hale gelmesi işyerlerinin çoğaldığı Antalya‘da, işverenlere rahat nefes aldırıyordu. Çünkü o zamana kadar kendi yağında kavrulan Antalya esnafının, dışarıdan gelecek çalışana ihtiyacı olmamış. Benim gibi işgücü ile Antalya‘ya konumlanmaya çalışanlar sayesinde işyerleri, işgücü ile çalışacak sıkıntısı yaşamıyordu. 1990’lara geldiğimizde işgücü olarak çalışanların da işyeri sahibi olmaya başlaması ile işgücü ile çalışan açığını Doğu-Güneydoğu‘dan gelen insanlar karşıladı. Bu gelen insanlar bulundukları şehrin kültürünü almadan köyden Antalya‘ya gelen insanlar olduğu için Antalya gibi bir kente ayak uydurmada zorlandılar.

Manavgat-Side‘de, Restaurant çalıştırdığım 1993 yılı döneminde şöyle bir olay yaşanmıştı. Bu yıllarda daha Milliyetçilik yeni yeni farlı boyutlara evriliyordu. Doğu-Güneydoğu kökenli birisinin bir Otelde Milliyetçi birisi ile kavgası konuşuldu ve Milliyetçi grup Çakalderesi denilen yol kavşağında bir araya geldiğinde, intikam almak itiyordu. Bu olayın devamında otellerde çalışan Doğu-Güneydoğu kökenliler işten çıkarıldı. Bir hafta sonra otellerin geri hizmetinde çalışan eksiği olduğu için işler aksamaya başladı ve Milliyetçilerin aldırdığı bu karar kalktı.

Türkiye‘de, Suriye‘li, Irak‘lı, Afganitan‘lı vd. mülteci göçmenler istenmiyor. Bizde çok söylenen bir söz var : “bekara karı boşamak kolay“dır.

Antalya turizminin başladığı yıllarda Antalya‘da, işverenlik yapan Antalya‘lılar, geri hizmet yapacakların gelmesine çok seviniyorlardı. Nedeni de geri hizmetten gelenlerin hepsi öne çıkmıştı. Yani işveren olmuşlardı. Zaman içerisinde Turizmin ilk yıllarında geri hizmet ile Antalya‘da konumlananlar da öne çıkmaya başladı. Tarih 1990’ları gösteriyordu. Körfez savaşın etkisi ile Doğu-Güneydoğu kökenliler geldi ve geri hizmet işini yaptılar. Şimdi de  Doğu-Güneydoğu kökenliler öne çıktığı için geri hizmet açığını imdada yetişen  Suriye‘li, Irak‘lı, Afganitan‘lı vd. mülteci göçmenler kapatıyor.

Türkiye‘nin, diğer bölgeleri de Antalya’dan, farklı değil. Hiç kimse düz işçi olarak çalışmadığı için çok düşük ücretle mevsimlik işçi olarak çalışanlar, küçük atölyelerde, tamir işlerinde çalışanlar Suriye‘liler, Irak‘lılar, Afganistan‘lılar vd. Kısaca mülteci göçmenler olmasa Türkiye‘de, üretim durur. Bir taraftan da küçük ev sahiplerine ve bakkallara kadar herkes bu insanların üzerinden para kazanıyor.

Yurt dışında çalışan Türklerin haklarını savunurken mültecileri aşağılamak, karşı çıkmak da neyin nesi? Türkiye‘den,  Suriye‘li, Irak‘lı, Afganitan‘lı vd. mülteci göçmenlerin hepsini göndermeye gönderelim de Türkiye Ekonomisi için rahata alışmış Türkiye insanını geri hizmette, kim çalıştıracak?

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.