Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye’nin askeri gücü, ekonomik gücünün ilerisindedir.

Dünyanın çok sayıda ülkesinde başka ülkelerden silah almak yada silahı için başka ülkelerden aldığı parçayı monta etmek söz konusudur. Mesela Rusya donanmasının ihtiyaç duyduğu büyük dizel motorlardan bir bölümünü Almanya’dan alıyor.

Silahları belirli ülkelerin üretmesi epeyce eskidendir. 20 yıl önce dünyada bu kadar geniş bir imkan yoktu. Şimdi ülke sayısı çoğaldı. Dünyada çok sayıda ülke değişik silahların çok sayıda parçasını üretiyor. Belli bir ülke size vermiyor ve satmıyorum dediğinde pekala başkasına gidebiliyorsunuz. Birinden alamadığınızı parayı verdiniz mi ötekinden alıyorsunuz.

Mesela önümüzdeki yıl Türkiye küçük bir uçak gemisini denize indirmeyi planlıyor. Bu küçük uçak gemisinin pazı parçaları İspanya’dan alınmış. İspanya demek ki üretiyor ve ihraç ediyormuş.

Silah sanayisi kuran ve silah ihraç eden Türkiye, İHA-SİHA üreten ülkeler arasında dünyada sayılı ülkeler arasına girdi. İHA’lar, orman yangınlarında, hava tahminlerinde, fotoğrafta kullanılıyor. Türkiye’de yapılan bu silahların bir bölümü dışarıdan geliyor ve burada montaj yapılıyor.

Dünyada değişik silahların parçalarını üreten değişik ülkeler bulunuyor. Eğer İHA-SİHA’ları istediğiniz gibi kullanıyorsanız, parçasını size para karşılığı satan ülkeler, şurada yada burada kullanamazsın diye şart koşmamış demektir. Türkiye İHA-SİHA’ları Azerbaycan, Dağlık Karabağ’daki savaşta, Kuzey Irak’ta, Suriye’de kullandı. Kullanıldığına göre bunun parçasını nereden aldığınız hiç önemli değildir. Parçasını size para karşılığı satan ülkeler, şart koşsalardı bir defa alırdınız ve ikincisinde satmazlar, siz de öylece kalırdınız. Şuan Türkiye pekala bu silahı istediği yerde istediği gibi kullanabiliyor.

İHA-SİHA’ların yüzde 70’ni biz yapıyoruz, yüzde 30’u dışarıdan geliyor denilse de buradaki oran muğlak bir orandır ve bu rakamlar yanıltıcıdır. Silahların dışarıdan gelen parçaları ve öneminden bahsedilmiyor. Sadece yüzde 30’u deniliyor. Yüzde 30’un içinde ne var belli değil. Yüzde 30’u dışarıdan geliyorsa bu oran neye göre belirleniyor? Yüzde 30’un içinde ne var? Parça sayısına göre mi belirleniyor? Parçaların değerine göre mi belirleniyor? Diyelim ki ülkede kamyon üretiliyor ve kamyonun yüzde 70’ni siz yapıyorsunuz, yüzde 30’u dışarıdan değişik ülkelerden geliyor. Eğer bu kamyonun motoru dışarıdan geliyorsa, motor olmadan kamyon çalışmaz demektir.

Silah sanayisi kuran ve silah ihraç eden Türkiye’de, yoksulluk, sefalet var deniliyor. Doğru yoksulluk sefalet var ama sadece buradan itiraz etmek doğru olmaz. Çünkü bu durum sadece Türkiye’ye ait bir durum değil. Aynı durum ABD’de de bulunmuyor mu? Üstelik ABD’de nüfusun ciddi bir sayısının sağlık sigortası bile yok. Çin’den sonra dünyanın ikinci kalabalık ve dünya çapında bir ülke olan Hindistan’ın, tartışılacak hiç bir tarafı yok. Stratejik konumu gayet iyi olan Hindistan, Elektronik yazılım alanında ve askeri olarak oldukça gelişmiş bir ülke. Bu ülkede nüfusun çoğunluğu halen kırsal alanda yaşıyor. Yoksulluk, sefalet o derece ileride ki Türkiye, bunun yanında sosyal devlet gibi kalıyor. Tabi ki bu ülkede yoksulluk olması, sefalet olması önemlidir ama sadece buradan giderek bu itiraz doğru olmaz.

Silah sanayisi kuran ve silah ihraç eden Türkiye’nin, yüksek dış borcu da var deniliyor. Evet var ama sadece buradan itiraz etmek de doğru olmaz. Çünkü bu durum sadece Türkiye’ye ait bir durum değil

ABD, dünyanın en borçlu ülkesi. O kadar borçlu ki bu borcu hesaplamak mümkün değil. Çünkü dolar hala dünyanın en kuvvetli parasıdır. Dünya parası olarak Euro da var ama epeyce geriden gelmektedir. ABD, son kırk yılda önce Japonya karşısında, sonra Çin karşısında, daha sonra da Almanya karşısında geriledi. ABD’nin, ekonomik gücü kırk yıldır gerilemekle olmakla beraber bir çeşit dünya parası olan Dolar hala bir numaradır. Ve ABD, bundan hareketle dolar basmakta, piyasaya dolar sürmektedir. Şu an dünyada hala herkes bunu istemektedir. ABD’ye bunu sağlayan ABD’nin ekonomik gücü gerilerken askeri gücünün gerilememesidir.

Dolara hala dünya parası olmasını sağlayan esas faktör, ABD’nin, dünya çapındaki askeri gücüdür. ABD’nin, askeri gücü sadece ABD çıkarlarına değil, genel olarak dünya kapitalizminin çıkarlarını koruyor. Bu yüzden de ABD, sürekli olarak özellikle arada bir aralarında çelişkiler çıksa da Almanya’da, askeri masraflara daha yüksek katılmayı istiyor.

ABD’ye bir çeşit hegemonya sağlayan güç, ekonomikten daha çok askeri güçtür. ABD’nin, çok sayıdaki ülkede askeri üssü bulunurken bu ülkelerde yaklaşık 300 bin ABD askeri var. Bunların bir bölümü ABD üslerinde, bir bölümü de NATO bünyesinde bulunuyor. Askeri gücünün en fazla bulunduğu yer, özellikle Çin’e karşı konuşlandırılan pasifik bölgesi. ABD’nin askeri gücü sayesinde Dolar da dünya parası olarak varlığını devam ettiriyor.

Bir ülkenin askeri gücü önemlidir ama sadece modern araç-gereç kullanmaya bağlı değildir. Bunun yanısıra savaş tecrübesi de önemlidir. Yani bu araç-gereci hangi etkinlikte kullanabiliyorsunuz?

1967’de Altı Gün Savaşı yaşandı. Bu savaş İsrail ile Arap komşuları Mısır, Ürdün ve Suriye arasında başlayan ve 6 gün süren savaştır. Bu savaşta İsrail’in uçakları Fransız mirage tipi uçaklardı ve iyi savaş uçağı değildi. Çünkü kanatları fazla geniş, Uçak savar atışına karşı zayıf ve isabet ihtimali yüksektir. Mısır’ın elinde ise Sovyet mig uçakları var. Mısır’ın elindeki silah, teknik olarak daha iyi olmasına rağmen varlık gösterememiştir. Sadece bu savaşta değil, bundan sonraki savaşlarda İsrail hava çarpışmalarını kazanmıştır. Nedeni de bu savaş uçaklarını kullanan pilotların eğitim düzeyi, bu silahı kullanmaktaki becerileri birbirinden farklıdır. İsrailli pilot atari elektronik oyunları ile büyümüştür. Mısırlı pilot belki harp akademisinde görmüştür belki de orada da görmemiştir. Arada ciddi bir bilgi birikim farkı var. Bu bilgi birikim farkı silah kullanmakta farkı gösteriyor.

Türkiye, SİHA’ları oldukça iyi kullanıyor. Bu dünya basının değişik organlarında sürekli belirtilen bir olaydır. Türkiye İHA-SİHA’ları Azerbaycan, Dağlık Karabağ’daki savaşta kullandı. Azerbaycan, Dağlık Karabağ’daki savaştan sonra bu silahın etkinliğini gören Ukranya ve Polonya buna talip oldu. Aynı zamanda başka değişik ülkeler de var. Bunlar Dağlık Karabağ’daki savaştan sonra talip oldular.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy, 2021-2022 için 4 adet Bayraktar TB2 tipi insansız hava aracı (İHA) kompleksi daha satın almayı planladıklarını açıkladı. Ukrayna Genelkurmay Başkanı Valeriy Zalujnıy, ek olarak bunları almanın yeterli olmadığını, onları etkili bir şekilde kullanmayı öğrenmeleri gerektiğini belirtti. Bu şu demektir; Türk subaylar Ukrayna’lı subaylara askeri eğitim verecek demektir. Bu pekala başka ülkeler için de geçerli olabilir.

Yunanistan Savunma Bakanlığı’nın Türk şirketi Assuva’dan 50 taktik insansız hava aracı (İHA) sipariş ettiği iddia edilmişti. Yunanistan’a satılacak İHA’ların, arama ve kurtarma misyonlarında kullanılmak üzere tasarlandığı belirtilmişti.

Türkiye şu veya bu nedenle herhangi bir ülkeye ordusunu gönderdiğinde bunun arkasından o ülkeden sermaye konusunda yoğun talep gelecek demektir. Ve sonrasında o ülkeye, ciddi bir sermaye yatırımı yapılıyor.

Bunu Kuzey Irak’ta, Suriye’de, Azerbaycan’da görüyoruz. Kuzey Irak’ta çok sayıda Türkiye inşaat şirketi çalışıyor. Suriye’de yeni inşaatlar, kentler, kasabalar, yollar yapılıyor. Türkiye, Azerbaycan’da, daha önceden de vardı. Dağlık Karabağ savaşından sonra Türkiye, Azerbaycan’dan, büyük projeler aldı. Oraya çok daha yoğun sermaye söz konusudur.

Türkiye, Afganistan’da, ama Kabil havaalanında ama değişik bir şekilde de olsa askeri varlığını devam ettirmek istiyor. Bunun nedeni bu ülkeye gelecekte yapılacak muhtemel yoğun sermaye ihracıdır. Kırk yıldır savaşım sürdüğü Afganistan’da, bu ihraç öncelik olarak inşaat konusunda olur. Çünkü Savaş demek yıkım demek, yıkım demek de arkasından inşaat gerekiyor demektir.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ülkesinin Afganistan’a 31 milyon dolarlık gıda, Covid aşısı ve ilaç yardımı yapacağını açıkladı. Rusya, Taliban ile çalışmakta herhangi bir mahsur görmüyoruz dedi. Neden derseniz Afganistan’da bulunan metal ve nadir elementlerin değeri 2020 yılında 1 trilyon dolar ile 3 trilyon dolar arasında bir yerde bulunduğu söyleniyordu.

Afganistan’da stratejik ve az bulunan Lityum Afganistan’da bol miktarda bulunuyor. Lityum, Cep telefonundan pile, bir sürü yerde kullanılan ender bulunan bir maden. Afganistan’da bunu çıkaracak ve işleyecek bir teknoloji yok. Bunun için büyük yatırım gerekir. Çin bu işe hemen talip. Rusya’da, bu alanda veya değişik alanda değişik konularda yatırım gibi konuları pekala düşünebiliyor.

Bir ülkenin ekonomik ve askeri gücü birbirine bağlıdır. Askeri güç, ekonomik gücün pekala ilerisinde olabilir. ABD konusunda bu çok açıktır. Türkiye konusunda da bu aynıdır ve Türkiye’nin askeri gücü, ekonomik konusunun ilerisindedir. Hatta öyledir ki Türkiye’nin, değişik ülkelere sermaye ihracı, o ülkelere askeri olarak girdikten sonra gerçekleşiyor. Bunun aynısını Libya için de söyleyebiliriz. Türkiye’nin, eski inşaat yatırımları nedeniyle Libya’dan, yüksek miktarda alacağı var. İleride bu parayı alır mı alamaz mı bilemeyiz ama şunu söylemek lazım; parayı almak istiyorsanız orada bulunmak zorundasınız başka türlü olmaz.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.