Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye’nin, silahlanması sadece PKK/PYD’ye karşı yapılmıyor…

Devletler dış politikalarını hayatın gerçeklerine göre yürütmezlerse zaaf kaçınılmaz olur. 2019 sonlarına doğru 2020 yılı bütçesinin %12,8’i askeri harcamalara, %16,1’i eğitime, %17,2’si sağlığa ayrılması öngörülüyordu.

 Savaşa karşı olmayı Barış mücadelesi zannedenler olabilir. Barış mücadelesini sadece bu şekilde sınırlandırmak doğru değildir. Karşındaki güç ile konuşarak anlaşacağınızı zannedersen masada sizi hiç kimse dinlemez. Barış istiyorsan, savaşa hazır olacaksın. Çünkü Silahlanma aslen caydırıcılıktır. Karşılıklı denge oldukça silahlar patlamaz.

 PKK/PYD’nin siyasallaşması, silahlanması, eğitilmesi ABD tarafından aleni yapılıyor. PKK/PYD’nin silahlarla donatılması tamamen fırsatında Türkiye yada İran‘a saldırı amaçlıdır. Türkiye‘nin silahlanması dengeyi korur ve işlerin diplomasiyle çözülmesi yolunu açar. ABD – Rusya arasında tampon bölge durumunda olan Türkiye‘nin silahlanması ve güçlenmesi ABD‘ye karşı Rusya‘nın da güney sınırlarının güvende olması demektir.

 Son yıllarda dünyanın yeniden paylaşılması gündemde. Bunun yolu da savaş ile olacak. Değişik ülkeler arasında askeri güçlerin yaklaşık eşitlenmesi gerçekleşmeden savaş çıkması mümkün değildir. Dünyanın büyük ekonomik güçlerinden bir tanesi olabilirsiniz, nükleer silahlara da sahip olabilirsiniz ama ordunuz savaş tecrübesine sahip değilse ordunuz güçsüz demektir. Türkiye, bu konuda güçlüdür. Türkiye‘nin, İncirlik konusundaki açıklamalarının ardından Almanya, buradaki askerlerini Ürdün’e taşımıştır. Ordunun savaş tecrübesi modern silah kadar önemlidir. Ne kadar modern olursa olsun silahlarını savaşta etkin kullanmayı başaramayan bir ordu sonuçta güçsüzdür.

 1945’ten sonra Türkiye‘nin, ekonomisi adeta çökertilmesi için savaş alanına döndü ve 1980’den sonra ABD, Türkiye‘ye, borçlanma ekonomisini dayatarak üretimin bitmesini sağladı. Her ne kadar Ekonomik güç olarak geriden gelse de Türkiye, sıçramalı bir gelişmeyle öndekilere yetişmeye çalışıyor. (Afrika’nın kuzeyine yaptığı yatırımlar vd.)

 Hiçbir ülke kaybedeceği baştan belli olan savaşa girmez. Ekonomik olarak güçlenen Türkiye, askeri olarak da güçlendi/güçleniyor. Savunma sanayisini kuran Türkiye, şu an silah ihracatçısı bir ülkedir. Türkiye, Silahlı insansız hava aracı gibi modern savaşın önde gelen bir silahını kendisi üretebilen ve ihraç da edebilen bir ülkedir.

Türkiye‘nin, silahlanmasını sadece PKK/PYD’ye karşı yapıldığını zannedenler de olabilir. Oysa Türkiye, Katar ve Somali’de üs kurdu. Değişik ordulara askeri eğitim verdi. (Nijerya, Bosna Hersek, Arnavutluk, Hırvatistan vd.) Irak’ta, yaklaşık 2500 askeri bulunuyor. Suriye’nin yüzde 10-15’i Türkiye‘nin kontrolü altında.Ve Libya açılımı .

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.