Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye’nin, Suriye’deki stratejisi El-Bab üzerinde sahneleniyor…

Türkiye’nin Suriye’deki stratejisi kuzeyden TSK‘nın desteklediği ÖSO, güneyden Suriye ordusu tarafından kuşatılmış durumda bulunan El Bab üzerinde sahneleniyor. El Bab, jeopolitik konumu nedeniyle DEAŞ’ın önem verdiği şehirlerden bir tanesi olduğu için Fırat Kalkanı Harekatı başladıktan sonra geri çekildiği bölgelerde ciddi bir direniş göstermedi ve direniş planlarını El Bab üzerine kurguladı. El Bab, İsrail koridorunu engellemek isteyen Türkiye için de önemli bir hedef ve bu yüzden El Bab çevresinde ciddi bir savaş yaşanıyor.

Medyaya yansımasa da İran bağlantısı ile birlikte Suriye ordusu, El Bab‘a giden TSK‘nın, desteklediği ÖSO gruplarını vurdu. TSK‘nın, El Bab’ın ele geçirilmesi hedefi askeri bir başarı ve bir o kadar da politik inisiyatifi ele geçirmek olacağı için El Bab şehir merkezini ele geçirip, Münbiç’i kuşatmayı hedeflediğinden ÖSO gruplarını vuran Suriye Ordusunu, toplarla vurdu.

El Bab’ın, stratejik önemi Suriye‘deki güçlerle Esad arasında yüz yüze başlayacak olan görüşmelerde çok önemli bir üstünlük ve avantaj oluştururken Halep’in, askeri saldırılardan korunmasında El Bab‘ı, çok önemli gören Esad rejimi için de çok yönlü bir öneme sahiptir. Halep’te, bütünüyle denetimi ele alan Esad rejiminin, Suriye‘deki savaşı bilinçli olarak El Bab‘a doğru kaydırma nedeni El Bab’ı, ele geçirmektir.

Rus uçağının vurduğu personelimizin 10 gündür aynı noktada olduğunun TSK tarafından açıklaması bunun hiçbir şekilde kaza olmayıp çok bilinçli bir hamle olduğunun ispatıdır. Sorun diplomatik ilişkilerin dışında bölgedeki hakimiyet mücadelesinin bir parçası. Rus hava güçlerinin Türkiye ordusunu vurmasının nedeni Esad‘ın, Türkiye’den önce El Bab merkezine girmesini sağlamaya çalışmaktadır. Zaman zaman ABD ve Rusya, Suriye‘de Türkiye‘ye, biz olmaksızın hiç bir adım atmayacaksın diyor ve Türkiye‘nin, Suriye‘deki pozisyonunu belirleyerek hareket alanının sınırlarını çizdiğini de gösteriyorlar. Rusya‘nın 10 gündür aynı noktada olduğunu bildiği halde bombalaması da bunu gösteriyor.

İngiltere Başbakanı Theresa May ve Almanya Başbakan Angela Merkel‘in, Türkiye‘ye yaptığı son ziyaretler Putin ve Trump arasında sıkışmış durumda olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elini güçlendiriyor gözüküyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem Trump hem Putin’le kur yapmaya çalışıyor gözükmesinin nedeni, hem Suriye içerisinde askeri ve politik gücünü hissettirmek istiyor. Hem de Türkiye‘nin, İsrail koridorunu engelleyerek Esad ile masaya pazarlık için oturduğunda elini güçlendirmek istiyor. Kantonların birbirleri ile bağlanmasının önlenmesi Türkiye kadar Esad için de önemlidir. Kendi içlerindeki beraberliğini kaybeden ÖSO birliklerinin disiplinsizliği ve zaman zaman kendi içlerinde de çatışması Fırat Kalkanı Harekatı‘nın, El-Bab operasyonunu uzun sürmesine ve tamamlanmamasına neden oluyor.

ABD ve Rusya da kendileri ile yakınlaşmak isteyen Türkiye‘yi, Rakka‘da görevlendirmek için PKK/PYD kozunu oynuyor. ABD‘nin, YPG‘yi, terörist görmediği ve silah verdiği biliniyor. Rusya‘nın da PKK’PYD‘yi terörist görmediğini açıkladı. ABD ve Rusya, Terör örgütü PKK gibi örgütleri, yeni bir güç dengesi oluşturmak istediği yerlerde “piyon” olarak kullanır. Türkiye‘ye, “Rakka’da görev almayacaksanız biz yolumuza bunlarla devam edeceğiz” restini çeken ABD-Rusya, Türkiye’yi, stratejik bir ortak değil de güvenlik nedeniyle yararlanabileceği bir ülke olarak görüyor.

Bir kaç yönde devam eden El Bab kuşatmasını ABD-Rusya arasındaki görüşmeler belirleyici olacaktır. Türkiye‘nin, El Bab’ı, YPG’ye teslim etmektense Suriye Ordusunun kontrolüne geçmesini tercih edeceği açıktır. El Bab‘ın, Suriye Ordusunun kontrolüne geçmesi, Suriye Ordusu – YPG askeri çatışması ile ABD‘yi de sıkıntıya sokacaktır

ABD ile Rusya’nın, son günlerdeki gelişmeler sonrasında Suriye politikasında belirgin bir yakınlaşmanın olacağı belli olmaya başladı. ABD ile Rusya‘nın, uzlaşmış olmalarının temel maddeleri de Esad rejiminin kalıcı olması ile DEAŞ, El Nusra ve diğer Radikal İslamcı örgütleri de kapsayan bir tasfiye hareketi. Bu iki güç arasındaki yakınlaşma, iç politikada sanıldığı gibi Türkiye’nin lehine olan hiçbir gelişmeye işaret etmemektedir. Çünkü bu yakınlaşma, AKP iktidarının Suriye‘de belirlemiş olduğu stratejinin, tam tersi anlamına geliyor. Moskova ve Washington, Rakka’dan DEAŞ’ı temizlemek için PKK/YPG‘yi destekliyoruz görüntüsü veren açıklamalar bu eğilimi doğrular niteliktedir.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.