Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye’nin, Tepesinde Oturan Mafianın, İsteği Başkanlığa, Türk Milleti Engel Olacak…

Mustafa Kemal Atatürk, savaştan yeni çıkmış genç Türk ekonomisine katkıda bulunmak ve kalkınmaya yönelik yatırımları gerçekleştirmek amacıyla Sümerbank’ı 1933’te, Etibank’ı 1935’te kurdu. Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu’nun geçmiş uygarlıklarına da sahip çıkılması için bu adları koydurarak, bu olguyu halkımıza her an anımsatmış oluyordu!
Sümerbank 1987’de bir “holding” olarak özelleştirildi ve 2002’de kepenkleri indirildi! Etibank’ın da “demir madenciliği ve demir-çelik üretimi” Türkiye Demir Çelik İşletmeleri’ne, “kömür madenciliği” ise Türkiye Kömür İşletmeleri’ne devredildi. Bu alanlar kamu kuruluşlarına bırakılırken, bankacılık bölümü 2001 de kapatıldı. Kömür üretimi sonra ne oldu, özelleştirildi, Taşeronlaştırıldı.

12 Eylül 1980’den sonra Sanayiciler, Tüccarlar, Çiftçiler kısaca üretenler merkezi hükümetten çekilerek kenara itilirken üretmeyen, üretilenleri faiz yoluyla, borsa yoluyla, sıcak para komisyonculuğuyla, paylaşan birilerini Türkiye‘nin, tepesine getirerek oturttular. ABD‘nin, getirdiklerine üretmeyeceksiniz ve Dünya ülkeleri ile rekabet edeceksiniz denildi. PKK ile de mücadele etmeyeceksiniz denildi. Alacaksın ve borçlanacaksınız diyerek, her şeyimizi dışarıdan alan bir ülke haline getirildik.

Türkiye‘nin, şu an tepesinde oturanlar vurguncular ve soygunculardır. (Sıcak para komisyoncuları, İthalat vurguncuları, Faizciler, Borsa/Dolar vurguncuları) Yani Türkiye‘nin, şu an tepesinde oturanlar kısaca “Mafia”dır. Başkanlık sistemini Türkiye‘ye, dayatanlarda bu “Mafia”dır. Başkanlık sistemi adı altında talep etikleri de otorite, yani daha güçlü olmak istiyorlar. Türkiye‘nin, tepesinde oturan “Mafia” kendisini devam ettirebilmek için Parlamento‘nun da üstünde Başkanlık adı altında sorumsuz bir otorite kazanmaya çalışıyor. Parlemento‘nun karşısındaki konumlarını kuvvetlendirerek diktatörlüklerini sürdürmek istiyorlar. Bunu da Başkanlık sistemi gibi Türkiye‘ye” dayatıyorlar. Bu nedenle Başkanlık sistemi “Mafia” sistemidir.

Bizdeki Hükümet, Parlementoya/Meclise karşı sorumlu. Anayasamıza göre bizdeki Cumhurbaşkanı sorumsuz. Başkanlık sistemi, Cumhurbaşkanı‘nın,/Başkan’ın Milletvekilleri ile donatılması, Meclisin denetiminden kurtarılması demek. Hükümetin yetkilerini sorumsuz bir Cumhurbaşkanı/Başkana verdiğinizde Meclis, Cumhurbaşkanı/Başkan’ı denetleyemez duruma düşer Başkanlık sistemi hukuki ve siyasi açıdan da son derece zararlıdır. Denetimsiz bir icra yürütme organı teşebbüsüdür. Cesaretsiz bir şekilde Türkiye‘nin önüne getirtmeye çalışıyorlar ama Başkanlık sistemi zaten yerle bir olmuştu.

Yani Başkanlık, “Mafia” ve Tarikatların ihtiyacıdır. MHP, istediği kadar tekrar gündeme taşısın AKP, istediği kadar yırtınsın, böyle bir başarıya ulaşma şansları yoktur. Bunu önleyecek de “Türk Milleti” gibi çok büyük bir güçtür. Tekrar gündeme getirseler de başkanlık sistemi Türkiye‘de, kabul gör

meyecek.

ABD’deki, Başkanlık sistemine bir bakın. ABD‘nin üretimi Silah olduğu için Başkanı da “Mafia” belirler. Bundan sonra Türkiye‘yi, Sanayide, Tarımda “Üretim Politikası” üreten siyasi Partiler yönetecektir. Kısaca Başkanlık sistemine karşıyız.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.