Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye’nin, yapamadıkları üzerinden sonuç çıkaramazsınız…

Bir devletin hayallerinin tamamına ulaşması genellikle gerçekleşmez. Hayaline bakarken umduğunun tamamını gerçekleştiremedi gibi bakılmaz. Hayalinin tamamı gerçekleşmese de başarmış olan başarıları vardır.

 Örnek Rusya: 1991’de Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) dağıldıktan sonra Rusya, eski SSCB sınırları içerisinde yine etkin olmak istemişti. ABD/AB‘de, hem Rusya‘nın eski sınırlar içerisinde etkin olmasını istemiyordu hem de Rusya‘nın kuşatılmasını istiyordu. İlk yaptıkları Polonya, Macaristan, Çekoslovakya, Bulgaristan, Romanya‘yı AB/NATO üyesi yaptılar. Baltık ülkelerinin de AB üyesi yapılmasından sonra Rusya‘nın tepkisi ile karşılaşıldı ve daha ileriye gidilemedi. ABD/AB, Ukrayna, Kırım ve Gürcistan‘da, istediği sonuca gidemedi.

Rusya, Kafkasya ve Orta Asya‘daki Petrol ve doğal gaz zengini yeni bağımsız devletlerde Türkiye ile etkinlik mücadelesine girdi. Türkiye, Rusya ile girdiği etkinlik mücadelesinde beklentilerinin gerisinde kaldı ve Rusya etkinliğini kurdu. Bu bölgede etkinliğini yeniden kurdu ama denetimi artık eski düzeyde değildir. Suriye‘deki iç savaş ile Rusya, Ortadoğu‘ya dönerek aktif mücadele etti. Ortadoğu‘daki etkinliği SSCB dağılmadan öncesi gibi olmasa da bu alana etkin dönüş yapabildi. Balkanlar‘da da eski etkinliği kalmadı ve bu alanda etkinlik kurması artık çok zor görünüyor. Rusya, Kafkasya, Balkanlar, Orta Asya ve Ortadoğu‘da, her ne kadar başarılı olsa da hayalinin tamamını gerçekleştiremeyecektir. Yani Rusya, başarılı ama 1917 devrimi öncesi gibi geniş bir alanda eskisi kadar etkili olamayacaktır. Soğuk savaş döneminde tamamen karşısında olan Türkiye ile zaman zaman birlikte çalışmaya başladı ve Türkiye’ye büyük sermaye ihracı yapabildi. Rusya‘nın yapmak istediğine bakarsak başarısız ama yaptıklarına bakarsak başarılı.

 Benzer anlayışı Balkan devleti olan Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına ulaşmak isteyen Türkiye için de kullanmak gerekir. 1991 sonrası Arnavutluk, Bosna Hersek ve Kosova ordularını eğiten Türkiye, Bulgaristan’daki Müslüman azınlık arasında da örgütlüdür. Bölgede kurulan ilişkiler Türkiye‘nin Balkanlar’daki fazla görünmeyen etkinliğinin göstergeleridir. Türkiye‘nin, Balkanlar‘daki etkinliği görünenden fazladır ama Osmanlı İmparatorluğu kadar olmaz. Hedefine ulaşamayacağını Türkiye‘de biliyor.

Türkiye‘nin Irak ve Suriye‘deki politikalarına bakında Ortadoğu’da da Osmanlı İmparatorluğu sınırlarına ulaşmak istediği görünüyor. Bazı kesimler Türkiye‘yi, Irak ve Suriye‘de başarısız görüyor. Bunlara göre başarı Türkiye’nin, hayalinin tamamının gerçekleşmesi. Ama yapılanlara bakılırsa Türkiye, hem Irak‘ta, hem de Suriye‘de başarılı.

Türkiye‘nin, geçmişte Irak‘taki hareketi çok kısıtlıyken şimdi ülkenin içine askeri olarak girebiliyor, istediği yerde operasyon yapabiliyor ve hem askeri hem ekonomik bakımdan daha da önemli yer ediniyor. Türkiye, Irak‘taki hayalini gerçekleştiremedi ama başarılı. Çünkü sadece yapılanamayanlara bakarak sonuç çıkarılmaz.

Suriye’de kontrolü altında tuttuğu kentlere kaymakam, emniyet müdürü ve jandarma komutanı atadı, Afrin zeytinini satıyor, PTT kuruldu, Türk Lirası (TL) kullanılmaya başlandı, Bir organize sanayi bölgesi kurdu, Gaziantep Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı olarak Bab’da İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Azez’de İslami İlimler Fakültesi ve Afrin’de Eğitim Fakültesi kurulması kararı aldı, Gençlik ve Spor Bakanlığı aracılığıyla iki stat için ihale açtı. Suriye‘den yüksek miktarda sermaye Türkiye‘ye geldi. Halep‘teki çok sayıda atölye sökülüp Gaziantep ve Nizip‘e taşındı. Bir zamanlar Hatay, Suriye‘ye katılacak deniliyordu. Şimdi Suriye‘nin, bir bölümü Hatay‘a katıldı. Türkiye‘deki, Suriyeli göçmenlerin Suriye‘de halen ilişkileri var. Sadece Suriyeli göçmelerin bu ilişkisinden bakıldığında Türkiye, Suriye‘de bir iç olgu haline geliyor ve Türkiye‘nin, Suriye‘deki etkinlik alanının çok daha fazla olduğu görülebiliyor. Türkiye‘nin, Suriye‘deki, hayallerine bakarsanız başarısız ama yaptıklarına bakarsanız başarılı.

Türkiye, Suriye‘de, ABD ve Rusya‘ya meydan okuyamaz ama bunların arasından kendisine yol açabilir. Zaten böyle de yapıyor ve başarılı yol alıyor. Türkiye, konumu nedeniyle ABD ve Rusya için önemlidir. Çünkü bölgede Türkiye’nin, kesinlikle hayır dediği bir gelişmenin hayata geçme şansı yoktur. Türkiye, ABD ve Rusya ile sorunlar yaşanabilir. Zaten bakıldığında zaman zaman da yaşıyor. ABD ve Rusya arasında oynayarak yolunu açan Türkiye‘nin, ABD yada Rusya ile arasının tamamen bozulması mümkün görünmüyor.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.