Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Türkiye’ye, ilerlemesi ya da gerilemesiyle değil, genel olarak bakılmalı.

Bölgesel güç ve devamında küresel güç olma yolunda oynayan Türkiye’nin, konumu doğal olarak sürekli değişiyor. Aynı amacı gerçekleştirmek isteyen rakiplerinin bulunması da doğal ve bunlarla şu veya bu yoğunlukta sürekli çatışıyor. Türkiye’nin, bölgesel güç ve devamında küresel güç olma yolundaki durumu herhangi bir alanda ilerlemesi ya da gerilemesiyle değil, toplam olarak değerlendirilmelidir. Örnek: Türkiye’nin Mavi Vatan olarak adlandırdığı Doğu Akdeniz’de petrol, doğal gaz arama ve bu alanda bir güç olma projesinin sonuna geldiği savunuluyor. Oysa bu gerçekleri yansıtmıyor. Çünkü bu görüşünün tutar yanı bulunmuyor.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki geri çekilmesi geçicidir ve belli bir aşamadan sonra kaldığı yerden devam edecektir. Türkiye’nin deniz kuvvetlerine yaptığı büyük yatırımlar ve bu yatırımı sürdürmesi bunun ispatıdır. Türkiye, eğer askeri alanda yatırımlar yapıyorsa belirli bir amaç için yapıyordur.

Türkiye, Hindistan, Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti gibi, bölgesel bir güçtür. Bölgesel güç olduğu bölge de geniş Ortadoğu’dur. Bu alan bilinen Ortadoğu’nun yanı sıra Kafkasya, Orta Asya ve Balkanları da içerir. Libya Ortadoğu ülkesi sayılmayabilir ama orada da bulunmaktadır. Türkiye farklı odaklar arasında oynayarak yolunu açmaktadır. AB’nin bu konuda bir şey yapamamasını da bu bağlamda değerlendirmek gerekir. ABD/Batı olarak bakılırsa hiç bir ülke Türkiye’yi iterek Rusya’ya yaklaştırmak istemiyor. Örnek: Trump, Türkiye’ye yaptırım öngören yasayı veto ediyor. Türkiye’nin denizde etkin güç durumuna gelmesinde birinci derecede işlevi bulunan Almanya AB Zirvesi’nde Türkiye’ye yönelik yaptırımların oldukça hafif olmasını sağlıyor.

Almanya’dan denizaltıların siparişi, gelecek yıl küçük bir uçak gemisinin denize indirilmesinin planlanması belirli amaçlar içindir. Türkiye, İHA, SİHA ile neyi hedefledi ve gerçekleştirdiyse, denizaltıları ve uçak gemisiyle de hedefine ulaşacaktır. Bu Mavi Vatan olmaz da başka olur ama Türkiye, Akdeniz’de, bir güç olma yolunda ağırlığını koyacaktır. Uçak gemisi Akdeniz için fazla olabilir. Dünya deniz ticaretinin önemli bölümü Hint Okyanusu’ndan geçmektedir Türkiye’nin Somali’deki büyük askeri üssü Hint Okyanusu’na bakıyor. Türkiye, eğer bu hedefine ulaşırsa Osmanlı’nın başaramadığına ulaşmış olacaklar.

Türkiye’nin bir bölgeye askeri olarak girmesi, Türk şirketlerinin o alana yoğun yatırım yapması anlamına gelmektedir. Türkiye, ABD, Almanya, Fransa kadar olmasa da sermaye ihracı vardır. Türkiye’nin de silah sanayisi vardır ve silah ihraç etmektedir. Bu konuda da ABD, Rusya, Almanya, Fransa ile boy ölçüşemez ama yine de dünya sıralamasında 11. durumdadır. SİHA’ların stratejik parçalarının dışarıdan gelmesi nedeniyle bunun montaj sanayisi olduğu söylense de bu belirleme doğru değildir. Yanlış belirlemeyi yapanlar Montaj sanayisi denilince klasik olarak iç pazarı doyurmayı hedef alan montaj sanayi olarak algılıyorlar.

Bölgesel güç ve devamında küresel güç olma yolunda oynayan Türkiye’nin, Suriye politikasına bakıldığında Türkiye’nin her alanda söz sahibi olduğu görülüyor ve uzun sürede söz sahipliği artarak güçlenecektir.

Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davetine icabetle 17 Aralık 2020 tarihinde Türkiye’ye resmi ziyaret gerçekleştirdi. Irak Başbakanı Mustafa el-Kazımi, Türkiye’nin Kuveyt Konferansı’nda taahhütte bulunduğu 5 milyar dolarla Irak’ı desteklemeye hazır olduğunu söyledi. Irak başbakanıyla mutlaka başka anlaşmalar da yapılmıştır. Irak hükümetiyle de işbirliği yapmaya başlayan Türkiye’nin Irak’ta durumunun güçlendiği görülüyor.

Türkiye, özellikle inşaat şirketleriyle Azerbaycan’da ekonomik ve askeri olarak vardı. Azerbaycan’da var olan Türkiye, Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ savaşı sonrası yeni ve büyük ihaleler aldı, ülkeye ek asker ve silah gönderdi. Azerbaycan’daki konumunu oldukça güçlendiren Türkiye, Azerbaycan ve İran’daki Türkler nazarında itibarını ciddi bir şekilde artırdı. Rusya’dan sonra Kafkasya’da en etkin güç konumuna yükselen Türkiye, diğer Türk cumhuriyetlerinin güçlenmesini de sağlamış oldu.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile birlikte askeri heyetin bu hafta Trablus’u ziyaret etmesi Libya’da durumun değişmeden devam ettiğini gösteriyor.

Japonya’ya, elektronikte bir zamanlar hızlı yükselmesi nedeniyle ABD’ye rakip olarak bakılırdı.Japonya’nın son dönemdeki konumuna bakılırsa konumunu geriletmiş olarak görürüz. Türkiye’nin geri çekilmesine Japonya örneği gibi bakılmaması gerekir.

Bölgesel güç ve devamında küresel güç olma yolunda oynayan Hindistan, Brezilya, Güney Afrika gibi ülkelerin hiç birisi Türkiye’ninki kadar geniş bir alanda oynamıyor. Türkiye bu ülkelerle birlikte (Almanya da eklenerek) Güvenlik Konseyi’nin sürekli üyeleri olmaya aday ülkeler arasında sayılıyor.

Türkiye’nin var olduğu herhangi bir alanda ilerlemesi yada gerilemesi geneli belirlemez. Bölgesel güç ve devamında küresel güç olma yolunda oynayan Türkiye’nin genel tablosuna baktığımızda Türkiye’nin geniş bir bölgedeki etkinliğinin zayıflamadığını, tersine daha da güçlendiğini görüyoruz.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.