Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Versiyonları aynı olan Netenyahu kazandı! Erdoğan kazanacak mı?

Netanyahu, bir dönem daha iktidarda kalırsa, İsrail’in nasıl yönetilebileceği, çok kişi için soru işareti iken İsrail’de muhalefetin hedefi Netanyahu’nun önüne geçmekti.
Eğer seçimler Recep Tayyip Erdoğan’ın, tam arzu edeceği sonucu verse bile, ülkenin daha da yönetilemez hale geleceği ve çalkantılara sürükleneceğini düşünen Türkiye Muhalefeti de Recep Tayyip Erdoğan‘a dur demek istiyor.

Döneminin kapanması beklenen Netenyahu, iki devletli çözüme karşı geldiği için Obama ile ters düşmesinin seçmenleri etkileyeceği varsayımı yanlış çıktı.
Siyasi tercihleri hoşnutsuzluk değil de umut ve beklentilerin belirlediğini unutmamak gerekiyor.
Kutuplaşmanın yayılarak derinleştiği Toplumda, tedirginliğin ve hoşnutsuzluğun arttığı şu günlerde İsrail seçimleri bizim için bir bakıma öğretici.

Netenyahu’dan bıkan İsrail Halkının güvenlik kaygıları ve ekonomik hoşnutsuzluğun seçmeni  uzaklaştıracağı beklenirken geleneksel bilgi ve deneyimlerin yanlış olduğunun ortaya çıkmasında  Arap seçmenlere hakaret eden Netenyahu “Ben bu koltukta oturdukça, söz, asla Filistin devleti kurulmayacak” dedi ve bu  ona seçim kazandırdı.

Türkiye’deki Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidarını sürdürmek bakımından ihtirasları ve hedefleri aynı olan “İsrail versiyonu” Netenyahuİsrail seçimlerinde de iktidarı kaybedecek diye beklenirken sonuç İsrail’deki muhalefetin beklenenin altında kalan performansı nedeniyle başka türlü oluştu.

AKP yandaşlığı ve karşıtlığı olarak gelişen Türkiye Siyaseti, yoğunluk aynı dozda olmasa da alt kutuplaşmasını oluşturuyor.
Toplumun önemlice bir kesimi serinkanlılığını korusa da Kültürel kimlikler arası, “Türk-Kürt” “Sünni-Alevi” kutuplaşması yaratılıyor.
Kültürel kimlikler arası kutuplaşmayı 21 Mart Nevruz kutlamalarında görünen farklı kutlamalarda görebiliriz.

Kutuplaşmanın ambargoları içindeyken kimse kendi yapması gerekenlerle değil, öbür tarafın yapamadıklarıyla meşgul oluyor.
Kendi ütopya ve iddialarından değil, diğer tarafın yanlışlarından umut devşiriyor.

Herhangi bir meseleye kendi dinamikleriyle değil, kutuplaşmada ki pozisyonuna göre bakanların geçen yıl %60 mertebesinde olan bu siyasi kutuplaşma oranı Recep Tayyip Erdoğan yandaşlığı-karşıtlığına dönüşerek bu yıl %65 oldu

Geçen yıl %60 olan kutuplaşma kitlesinin %35’i AKP yandaşı %25’i AKP karşıtıydı.
Geçen yıl kutuplaşma dışında serinkanlı durmaya çalışan kitle oranı %40 iken %60 oranındaki seçmenin oyu belliydi.

Bu yıl %65 olan kutuplaşma kitlesinin %25’i AKP yandaşı %35’i AKP karşıtı
Bu yıl yıl kutuplaşma dışında serinkanlı durmaya çalışan kitle oranı %35
Bu yıl kutuplaşma dışında serinkanlı durmaya çalışan kitle oranı %35 iken %65 oranındaki seçmenin oyu belli.

Hala % 35 oranındaki seçmenin seçimlere katılırsa hangi partiye oy vereceği bilinmezken iktidar değişiyor demek yanlış olur.
AKP Hükümetinin değişikliği oylarının gerilemesiyle değil, Muhalefet partilerinin topluma umut verebiliyor olmalarından gelişecektir.

Netanyahu, Cumhuriyetçilerin desteğiyle ABD kongresinde bir konuşma yapacak kadar güce sahip ve ters düşmesine rağmen Obama‘ya posta koydu

Netanyahu’nun taşıdığı türden bir husumeti olmamasına rağmen ve Suriye politikası söz konusu olunca, aşağı yukarı Obama ile aynı yerde duran Recep Tayyip Erdoğan ise Meksika’dan seslenerek Obama‘ya posta koyabildi.

Recep Tayyip Erdoğan  “Kardeşim ne Kürt sorunu ya! Neyin eksik. Daha ne istiyorsun?” diyerek kazanacak mı?

Haziran‘da oy kullanacak seçmeni  partilerin bugün var olan siyasi ve psikolojik iklime nasıl bir cevap üretecekleri belirleyecek.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.