Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Yarı Başkanlık mı Yarı Padişahlık mı?

Bu güne kadar etkisiz ve yetkisiz Cumhurbaşkanlığının olduğu Türkiye’de, Başkanlık sistemi isteyen Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçildi.

Recep Tayyip Erdoğan’nin Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından bu makamın yetkileriyle ilgili yasal değişikliğin ya da yarı başkanlık sistemine geçişin gündeme gelmesi söz konusudur.

Suriye, Fransa, Rusya, Portekiz, Finlandiya, Namibya‘ın uyguladığı yarı başkanlık sistemi, Başkanlık sistemi ile parlamenter sistemin karışımıdır. Yürütme gücü halk tarafından seçilen devlet başkanı ile meclis güvenine dayanan hükümet başkanı arasında paylaşılır. Fiili olarak ise yürütmenin başı devlet başkanıdır.

Madem ki hem TBMM hem de Cumhurbaşkanı aynı kitle tarafından seçilmiştir, o halde bunların yetkilerinin de birbirine eşit ya da yakın olması gerekir. Yani Fransa’da uygulanan sistem. Fransa‘da yerel yönetimler güçlüdür ve devlet başkanı her işe karışamaz. Bizde ise böyle bir düzenleme söz konusu değildir. Bu nedenle gerekli yasa değişiklikleri yapılır ise, bizde olanın başkanlık sisteminden çok yarı padişahlık sistemi olacağı söylenebilir. Bir çeşit meşrutiyet sistemi, Meclis var ama padişahlık da var ve son söz padişahtadır. 1876’ya dönüyoruz yani…

Fransa yarı Başkanlık sistemi, Hükümet başkanı ve Cumhurbaşkanı arasında yürütme yetkilerinin paylaşıldığı, yasama ve yürütmenin işbirliği içinde çalıştığı kesin kuvvetler ayrılığının olmadığı bir Hükümet sistemidir. Bu sistemde de Cumhurbaşkanı genel oy ile halk tarafından seçilmekte ve hükümet millet meclisi önünde sorumlu sayılmaktadır.
Fransa‘nın uyguladığı bu sistemde parlamenter rejime göre temel farklılıklar şunlardır:
Klasik parlamenter rejim Cumhurbaşkanına sembolik görevler yüklediği halde, yarı başkanlık sisteminde yetki sahası daha geniştir. Örneğin meclisi dağıtabilme, referandum isteyebilme, anayasa konseyi üyelerini atama ve anayasanın 16 maddesi gereği olağanüstü durum ilan ederek yasama, yürütme ve hatta yargı gücünü elinde toplayabilmektedir. Cumhurbaşkanı, dış politika ve savunma konularında da ağırlığa sahiptir.
7 yıl için seçilen Cumhurbaşkanı vatana ihanet dışında mutlak bir sorumsuzluk taşımaktadır. Yasaları onaylayan Parlamento, hükümeti denetleme ve düşürebilme yetkisine sahip olduğu halde, Cumhurbaşkanına karşı denetleme yönünden her hangi bir yetkisi yoktur.

Böyle bir sisteme geçişte, AKP’nin içinden aykırı sesler çıkar mı, göreceğiz.

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.