Gülümseyerek ve umutlarla teslim ettik geçmlşi geleceğe

Yeşil kuşaktan. yeşil sermaye liderliğine…

Recep Tayyip Erdoğan‘ın, sermaye tabanı olan yeşil sermaye oluşurken, kendisi zaten yeşil kuşak militanıydı. ABD-Batı, yeşil kuşak ve yeşil sermayeyi, Sovyetler Birliği`ne  karşı kullanmak amacı ile konuşlandırarak, ılımlı İslam teorisini üretti. Küresel sermayenim, teorisi ve pratiğini ilk olarak Türkiye‘de denediği ılımlı İslam’ın, ekonomik alt yapısını, yeşil sermaye,
yeşil kuşak olarak yetişenleri de, ılımlı İslam projesinin siyasal üst yapısı olarak organize etti.
Recep Tayyip Erdoğan, bugünlere gelmeden önce daha Milletvekili bile değilken, Washington‘a davet edilerek 21 pare top atışıyla ve Cumhurbaşkanı resmi töreni ile karşılandı.

Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan olur olmaz, Askeri bütün ihaleleri ABD ve İsrail‘e verirken, kendi ekonomik alt yapısını oluşturmak için de Devletin neyi var neyi yoksa, onları da özelleştirme adına yeşil sermayeye devretti ve yeşil sermayenin ülke ekonomisinde güçlenerek söz sahibi olmasının yolunu açtı. 12 yıllık Recep Tayyip Erdoğan döneminde yeşil sermaye, Avrupa dan özellikle de Almanya‘dan iktisat dışı yöntemlerle devşirdiği milyarlarca Euro’ları ve özelleştirme ve ihaleler yolu ile Türkiye’nin neyi var neyi yoksa, çekirge sürüleri gibi önlerine gelen her şeyi pervasızca yediler yuttular. Büyük bir felaket gibi Türkiye`yi kuşattılar. Yaratılmış olan bu ekonomik alt-yapı ve siyasal üst-yapı, mimarları tarafından kalıcılaştırılarak uzun ömürlü bir egemen sisteme dönüştürülmeye çalışılırken Türkiye’ yi korkunç çelişkiler yumağına döndürdüler.

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye‘yi Askeri vesayetten ABD-Batı yardımı ile uzaklaştırdı. Hatta Türk Ordusunun eski cuntacı yapılanmasını ABD-Batı,, bizzat kendi eli ile dağıttı.

ABD-Batı, Sovyetler Birliği‘ne karşı kullanmak adına oluşturduğu yeşil sermayenin gücünü Mursi‘nin Mısır‘da iktidara gelmesinden kısa bir süre sonra anlamaya başladı.  Küresel sermayenin çıkarlarına ters geldiği için Yeşil sermayeyi Küresel sermayeye entegre etmek isteyen ABD-Batı, Askeri vesayetle şekillenmiş Mısır yönetimini, Mursi ile değiştirmeyi planladı. Mursi’nin yeşil sermaye patentli şeriatçı Anayasasını görünce ve henüz Mısır’a taşıma harekatı tam olarak taşınmamışken, Askeri cunta ile Mursi’yi hapse gönderdi. ABD-Batı aynı yöntemle Recep Tayyip Erdoğan‘ı da gönderebileceğini zannettiği için, göndermek istedi ve yapamadı. Çünkü TSK Yapılanması içindeki cuntacı yapılanmayı kendisi dağıtmıştı ve götüremeyeceğini anladı. Recep Tayyip Erdoğan‘ı götürmenin farklı yol ve yöntemlerini aramaya başladılar ve aramaya da devam ediyorlar…

Yorum Bölümü

You must be Giriş to post a comment.